ekşi • 26.05.2025
skywatcher kurucularından james fowler jesse michaels'a konuk [https://youtu.be/y_8IKKcTntQ?si=0hJxe5t8RrilGfZV olmuş]. diyor ki, "bu objeler öyle uçuyor ve biz tespit ediyoruz gibi bir durum yok. aksine, bizim kapasitemizi test ediyorlar gibi. iyi niyetli ve kötü niyetli olanlar var. bizim lazer beam'imizden kaçanlar var veya araçlarımızı elektromanyetik silahla vurup sistemlerimizi çalışmaz hale getirenler var. " disclosure'un uap'lerle ilgili değil, gizli fizikle ilgili olduğunu düşünüyor ver eric weinstein'a atıf yapıyor. amerikan hükümetinin ve rakiplerinin gizli ileri fizikle uğraştığını ve teknolojiler geliştirdiğini düşünüyor. hüküme bu bilim alanını kamuya açmak istiyor ama aynı zamanda geliştirdiği teknolojileri de korumak istiyor. fowler iyi bir fizikçiyle çalıştıklarını ve bazı uap'lerin neden bazen görünüp bazen görünmediğini, nasıl hareket ettiklerini vs analiz/tahmin edebildiklerini fakat taklit edemeyeceklerini söylüyor.
"son 2 ayda belki 15 tane uap'yi helikopterle takip etmeye çalıştık. havadaki ekip asla onları göremiyor. bir nevi havadan havaya görünmezlik sistemleri olduğunu fakat bunun yer seviyesine kadar inmediğini tahmin ediyorum. radarda, kızılötesinde ve kamerayla gördüğümüz objeye 200 metre yakınken helikopterden göremiyoruz. yakın zamanda tip 7 bir uap'yi çıplak gözle gördük. altın sarısı renkte ve beyaz uçları vardı. daha sonra dürbünle yakınlaştırdığımızda bembeyaz olduğunu gördük. farklı enstrümanlarla farklı şekilde görünüyor. bu yüzden tespiti hiç kolay değil. aynı mesafede balon, kuş, uçak görüyoruz ve bunların hiçbirinde uap'lerdeki farklılıkları görmüyoruz. tip 3 bir uap'yi izlediğimizde 80 knot (yaklaşık 150 km/h) ile düz bir rotada ilerlediğini görüyoruz fakat ilerlerken dikey ve yatay olarak anlık atlamalar yaptığını görüyoruz. uzun bir tüpün içinde ilerleyen tazmanya canavarı gibi düşünün. "
"tip 7 - denizanası uap'sini birkaç kez helikopterle takip etmeye çalıştık fakat bizden kaçtı. radarda 4-5 gündür tip 7 jellyfish uap'sini görüyorduk. dördüncü günde tip 7 bizim 800 metre kadar üstümüzde 5 dakika boyunca dolandı. bu daha önce olmamıştı ve ilk kez çıplak gözle görebildik. dışarı çıkıp kameraları kurmaya çalıştığımızda uzaklaştı. tip 7 açıkça bir mikrodalga enerjisi yayıyor. ve bu enerjinin sistemlerimizi bozduğunu tahmin ediyoruz." daha sonra tip 7'nin neden bir balon olmadığını, rüzgardan hızlı ve rüzgarın tersine hareket ettiğini vs açıklıyor ve karşılaşmanın 5. gününü anlatmaya devam ediyor:
"4 gün boyunca bizimle ilgilendiğini belirten her türlü hareketi yaptı. dördüncü gün üzerimizde durdu. beşinci gün ne olacağını çok merak ediyorduk. o gece psionik ekibimizin lider jordan yarın gökyüzünde bir çatışma (conflict - silahlı çatışma gibi değil) göreceğimizi ve farklı tipte uap olacağını söyledi. beşinci gün tip 7 uap uzakta fakat görünür haldeyken sistemlerimiz hiç olmadığı kadar bozuluyordu. normalde sensörlerle sistem arasında kısa kopukluklar olurken bu kez iki saat boyunca sensörlere bağlanamadık. bu süre içinde sensörlere erişimimiz olmadığı için tip 7'yi de göremiyorduk. ne olduğunu anlamaya çalışırken tic-tac ve manta-ray (vatoz) tipinde iki ayrı uap'nin tepenin arkasında, bizimle tip 7'nin arasında olduğunu gördük."
"2003'te hükümet için bir enerji silahını bir tepeye götürmüştük ve tip 6 bir uap ortaya çıktı. diğer ekipten birileri bu enerji silahını uap'ye çevirmeyi teklif etti. tam çevirirken uap bizi enerji silahıyla vurdu ve tüm sistemler kapandı. aynı network içinde olmayan, birbirleriyle entegre olmaya üç farklı sistem anında kapandı. uap ona enerji göndereceğimizi biliyor muydu? sanırım biliyordu. bu, doğrudan bir şekilde iletişime geçtiğimiz ilk olaydı. ikincisi ise şubat'taki az önce bahsettiğim olay. (vatoz ve tic-tac). bu iki tip uap tepenin arkasında resmen bizim radar sistemlerimizden saklanıyorlardı - ki sistemler zaten muhtemelen tip 7 tarafından kapatılmıştı. 20 dk boyunca gökyüzünde vatoz ve tic-tac tipli iki uap'yi izledim. yaklaşık 800 metre yukardaydı. bu beşinci gün olduğu ve daha önce olmayan şeyler gerçekleştiği için helikopter ve güvenlik ekibimiz tepede, yakındaydı. sistemler kapalı, kameralar çalışmıyor, o zaman helikoptere atlayıp yaklaşalım dedim. helikoptere doğru yöneldiğimiz ve telsizden uçuşa hazırlanın dediğim anda tic-tac uzaklaşmaya başladı. " burada jesse konuyu dağıttığı için helikopterin durdurulduğu kısma girmiyor.
"2023'te devlet için bir iş yaparken uap'ler farklı davranmıştı. 4 saatte yaklaşık 200 tip 1 uap gördük ve üzerimizden geçmiyorlardı. sanki uzaydan aşağı iner gibi gruplar halinde üstümüze doğru alçalıp açı değiştirip uzaklaşıyorlardı. üç tanesi ise açı değiştirmeden yükseltinin aşağısına doğru indiler ve bir daha çıktıklarını görmedik."
- matthew brown röportajının son bölümü de [https://youtu.be/PtBVAxoHeaY?si=aGB52vZvcN3TVthA yayınlandı]. doğrudan [https://x.com/MikeDisclosure/status/1922426043958493392 şuradaki] özetten çevirtiyorum, kendim özet çıkarmaya üşendim. çeviri çok iyi değil ama olsun:
--- `spoiler` ---
ihbarcı matthew brown, bastırılmış teknolojiyi, abd'nin uap'lerle (tanımlanamayan hava olayları) gizli etkileşimlerini ve tüm ihbarcı koruma organizasyonlarının tam anlamıyla başarısızlığını ortaya çıkardı.
“yeni bir bilim türettik. test ettik. etkileri yıkıcı. ve bunu stratejik avantajı korumak amacıyla bastırdık.”
?? brown şunları doğruluyor:
nükleer tabanlı yönlendirilmiş enerji silahları geliştirildi.
bu silahlar, kitle imha silahı (wmd) ölçeğinde etkiler yaratabiliyor.
stratejik caydırıcılık, nükleer silahların ötesine taşındı.
bu teknoloji, uap tersine mühendisliği'nden geldi — tam kapasitesinin yalnızca bir kısmını gerçekleştirebilen sistemlere bölündü.
“tam olarak anlamadığımız şeyleri silah haline getirdik.”
?? brown'ın tanık olduğu olaylar:
abd uydu görüntülerinde, bulut örtüsü kullanarak saklanan devasa bir disk — izlendiğini fark ettiğinde tepki verdi.
farklı uap türleri: tic tac (hap şeklinde), boomerang (bumerang şeklinde), yüzen “beyinler”, denizanası şeklinde formlar.
abd uçaklarının uap'ları durdurma girişimleri — bir füzenin, bir tür güç kalkanı varmış gibi zıplayarak geri dönmesi.
?? gözden geçirdiği sinyal istihbaratı (sıgınt) belgeleri şunları gösteriyor:
yabancı orduların uap'ları takip etme ve müdahale girişimleri.
meksika'dan abd hava sahasına yapılan ihlaller, sınırda denizanası benzeri bir nesne dahil.
“onları görmezden geliyormuş gibi yapıyoruz. ama aslında hep gördük.”
?? brown ayrıca şunları ortaya koyuyor:
norad, abd toprakları üzerindeki uap verileri için bir kara delik gibi.
yerel takipleri önlemek için kasıtlı bir yasal duvar var.
uap'lar aktif kamuflaj, alan yaratma veya algı değiştirme yeteneğine sahip olabilir.
“dikkatle inşa edilmiş bir rüyanın içinde yaşıyoruz. sahte bir gerçeklik. bilimimiz kontrol ediliyor.”
?? daha da kötüsü: brown yardım aradı. hiçbir yardım gelmedi.
tüm uap ihbarcı koruma organizasyonları onu görmezden geldi veya bilgilerini çaldı.
bu organizasyonların ya istihbarat ön cepheleri ya da hassas bilgi toplamak için endüstri kuruluşları olduğunu söylüyor.
“yardım yok. hepsi kontrol altında. kimse gelip bizi kurtarmayacak.”
?? kongre üyelerinden ve istihbarat yetkililerinden bazıları direnmesine rağmen, atanmış olmayan yetkililer (muhtemelen cıa, aynı zamanda duruşmada da bulunuyordu) matthew brown'un 13 kasım 2024'teki uap duruşmasında halka açık bir şekilde ifade vermesini engellemeye çalıştı. ancak gerçek ortaya çıktı; ımmaculate constellation report (kusursuz takımyıldız raporu) kongre kayıtlarına alındı.
?? bu gezegendeki insandışı zekâlar hakkındaki sonucu:
“onların burada olma sebebi biziz. insanlık bir kaynak, muhtemelen tıbbi bir kaynak. tersine mühendislikle üretilmiş araçlar var. bazı teknolojiler cephaneliğe girdi. ama abd ordusu bunu kontrol etmiyor. asıl güç, küresel bir suç, şirket ve istihbarat elitlerinden oluşan bir kabalda.” - matthew brown
?? son uyarı:
“eğer ölürsem, şunu bilin:
özgür değilsiniz.
bize yalan söylediler.
bu gerçeklikte size gösterilenden çok daha fazlası var.
ve tanrı gerçek.”
--- `spoiler` ---
- kolombiya - buga'da bulunan küreyle ilgili araştırmalar devam ediyor. random radyo sinyalleri yaydığı [https://x.com/UAPWatchers/status/1926665373266456784 söylendi]. fiber kablo var dendi, sonra "yok, o büyüteçin ışıkları" dendi. gün aşırı video çıkıyor vs ama henüz net bir şey yok.
- şu [https://x.com/UAPJames/status/1926089735211983306 habere] göre 2023'te turuncu beyaz bir uap, amerikan jet'ine çarpıyor ve jet zorunlu iniş yapmak zorunda kalıyor.
- ross coulthart japon eski savunma bakanlarıyla konuşacakmış ve onlardan da bazı itiraflar gelmesi [https://x.com/UfoBloke/status/1925458615017906549 bekleniyor].
Entry kaynağını açekşi • 09.05.2025
- çok arada kaldığım bir gelişme var. hoax diye bağırıyor aslında ama merak da ediyorum. yazayım, siz de merak edin. daha önce aaro bile metalik küreleri her yerde gördüklerini söylemişti. karşıma da çok sık metalik küre videosu çıkıyor. bu kez 2 mart 2025'te bir küre görüntülenmiş ve küre bir noktadan sonra [https://www.express.co.uk/news/weird/2052391/colombia-alien-object-x-ray-images iniyor veya düşüyor]. daha sonra incelenmeye başlıyor. x-ray çekiyorlar. içinde 18 tane mikro küre [https://x.com/maniaUFO/status/1919643010339328432 görüyorlar]. bunlar bir devreyi andırıyor [https://x.com/Arnfden0/status/1919904384718148092 gibi]. fakat küre kusurlu. bu açıdan el yapımı gibi görünüyor. üzerinde bilinmeyen bir alfabeyle bir şeyler yazıyor - göktürk alfabesine benzeten de var. kürenin ağırlığının değiştiğini de iddia ediyorlar. 2 kg - 6 kg ve 10 kg arasında değiştiğini söylüyorlar.
peki neden yalan olabilir? kaynak güvenilir olmayan bir ufo araştırmacısı. "bilinmeyen alfabe" çok klişe bir bilimkurgu çıktısı gibi duruyor. üzerine su döktükleri video falan var, baya bilimsel çalışıyor kolombiyalı arkadaşlar`:swh`. kusurlu çizgiler, işaretler el yapımı olma ihtimalini arttırıyor. fakat bir yandan da eğer uçan cisim ve incelenen cisim aynıysa bu cisim nasıl uçuyor diye soruyorum. bilmediğimiz insan yapımı bir teknoloji de olabilir, hoax da olabilir, nhi da olabilir. önümüzdeki günlerde daha fazla veri gelecektir muhtemelen.
- nazca mumyalarının tomografi raporlarının da içinde bulunduğu bir web sitesi [https://tridactyls.org/ yayınlanmış]. iddiaya göre inceleyen herkes bu mumyaların daha önce iddia edildiği gibi "hayvan parçaları birleştirilerek üretilmiş" olmadığı konusunda hemfikir. jesse michels sanıırm bu konuyla ilgili bir belgesel hazırlığında.
- aaro'nun yeni direktörü kosloski [https://x.com/UAPJames/status/1918661684572389669 diyor] ki "açıklayabildiğimiz ufo görüntülerini yayınlıyoruz, diğerlerini belki daha sonra açıklayabiliriz diye saklıyoruz.". yani ellerinde açıklanamayan videolar var ve bunları biz göremiyoruz.
- nasa'nın eski chief flight surgeon'ı yani astronotların sağlığından bir numaralı sorumlu yöneticisi ve aynı zamanda kava kuvvetlerinde binbaşı dr. gregory rogers 1992 yılında başka bir binbaşının kendisine bir hangar'da havada asılı duran "exotic" bir araçla ilgili görüntü izlettiğini [https://x.com/ChrisUKSharp/status/1919036318727746046 söylüyor].
- sanırım önümüzdeki hafta abd kongresinde yeni bir ufo oturumu olacak. tarihi henüz net değil.
iyi haftasonları.
Entry kaynağını açekşi • 02.05.2025
- son kongre oturumunda bahsedilen immaculate constellation raporunu yazan matthew brown jeremy corbell ve geroge knapp'e konuşmuş. diğer whistleblower'lardan farklı olarak herhangi bir izin almadan ortaya çıktığını ve bu yüzden hayatından endişe ettiğini fakat toplumun gerçekleri bilmesini istediğini söylüyor. immaculate constellation'ın lue elizondo aatip'i açık ettikten sonra başlatılan yeni girişim olduğunu söylüyor. bu projenin dokümanlarında kamçatka açıklarında deniz seviyesinden gizlice çekilen, rus donanmasına ait gemilerin üzerinde devasa üçgen bir cismi içeren bir fotoğraftan bahsediyor. röportajın devamı haftaya yayınlanacak sanırım. ilk kısmı [https://youtu.be/ZAxI-LDrDqA?si=2K0Q5C740FNTZj49 buradan] izleyebilirsiniz.
- dün akşam uap disclosure fund kongrede kamuya açık bir brifing verdi. ses çok kötü olduğu için odaklanıp dinleyemedim ama yaklaşık 4 saat sürmüş. fizikçi, legacy programları araştırmış ve gizli pek çok belgeye hakim eric davis uap crash retrieval programlarının nasıl gizli kaldığını [https://x.com/HighPeaks77/status/1918052198165922191 anlatıyor]. aynı zamanda hep konuşulan wilson-davis notunun gerçekliğini de üstü kapalı onaylıyor. elde edilen araçlardaki materyallerin periyodik tablodaki elementlerden oluştuğunu ama bizim üretemeyeceğimiz şekilde bir araya getirildiklerini [https://x.com/Gandalf_ElPulpo/status/1918123907208638659 söylüyor]. bilinen dört insandışı ırkı da [https://x.com/Gandalf_ElPulpo/status/1918123907208638659 listeliyor]: griler, nordikler, sürüngenimsi (reptilian) ve böceksiler (insectoid). (bu 4 ırk hakkında ufo literatüründe pek çok anlatı bulabilirsiniz. genelde grilerden biyolojik robot diye bahsedilir. nordikler gerçekten kuzey avrupalı bir ırk gibi görünen ve dost ırk olarak anlatılır. reptilian'lar hakkında bin tane komplo teorisi duymuşsunuzdur.)
- kongre üyesi luna iki uap oturumunun gerçekleşeceğini [https://x.com/UAPJames/status/1918151294675763500 söylüyor]. oturumlardan birinde david grusch'ın referans olduğu, crash retrieval programlarından bir whistleblower'ın konuşacağı söyleniyor.
- lue elizondo - her ne kadar fotoğrafa kefil olmuyorum dese de - oturumda sivil uçak pilotu tarafından çekilmiş bir fotoğrafı [https://x.com/UAPDF/status/1918006945887236115 gösterdi]. fotoğrafın perspektif yüzünden ufo gibi göründüğü, aslında tarım alanları olduğu ise birkaç saat içinde belli oldu. kendi repütasyonunu düşürecek anlamsız bir hareket.
- hal puthoff joe rogan'a konuk [https://youtu.be/Gf_tKn9TaP8?si=3Ua3yzhQTgXTg2YP olmuş]. henüz tamamını dinlemedim ama remote viewing denemelerinden, crash retrieval programlarından, amerika'nın elinde en az 10 insandışı zeka aracı olduğundan bahsetmiş. afrika'da düşen bir sovyet uçağının remote viewer'lar tarafından bulunduğundan [https://x.com/JoeRoganRecaps/status/1918010508416110594 bahsediyor]. remote viewer'ların avustralya'daki zeil dağı altında insandışı zeka üssü gördüklerini söylüyor. (bununla ilgili 1985'ten bir [https://x.com/HighlyRetired/status/1575120300437635072 not]) ayrıca jay stratton'ın çıkacak kitabı için "disclosure" diyor. tamamını dinleyince burayı editleyebilirim.
- associated press garip bir şekilde david grusch'ın kongre oturumu ifadelerinden "biyolojikler elde edildi" kısmını [https://x.com/disclosureorg/status/1917568758589317450 sansürlüyor].
- wikipedia harald malgrem'in sayfasını budamış, chris mellon'u silmişti. şimdi de sol foundation'ı [https://x.com/burningrob/status/1917983972245615102 siliyor].
- drone deliliği hala [https://x.com/UAPDF/status/1917338623047000415 devam ediyor]. hala açıklanamıyor.
Entry kaynağını açekşi • 24.04.2025
- daha önce harald malgrem diye birinden bahsetmiştim. bu adam birçok başkana danışmanlık yapmış, amerika'nın ticaret ve ekonomi politikalarında söz sahibi olmuş, henüz 13 yaşında atomic enerji komisyonuna yazdığı yazıdan sonra mit'ye davet edilmiş bir adam. malgrem iki ay önce hayatını kaybetti. jesse michels ölmeden önce kendisi ve bush'un danışmanlığını yapmış kızı ile bir röportaj yapmış ve ortaya yaklaşık 4 saatlik bir belgesel [https://youtu.be/09KP8XVf5nY?si=Pbu5uWJQq0t3Yl4h çıkarmış]. bir kısmını iş yaparken dinledim ama hata yaptım, çok odaklı dinlemek lazım çünkü jesse michels malgrem'in anlattıklarını farklı kaynaklardan teyit ediyor ve çok güzel bağlantılar buluyor. malgrem bu röportajda dünyadışı araç parçalarına bizzat dokunduğunu söylüyor. jfk suikastinin birincil sebebinin ufo konusu olduğunu söylüyor. (jfk'in cia'den ufo konusunda kapsamlı bir rapor istediğine dair bir belge yıllardır dolaşır.) 51. bölgenin mimarı richard bissell'in kendisine 1933'teki magenta ufo kazasını anlattığını söylüyor. (mussolini italya'sındaki bu olaydan david grusch da bahsetmişti.)
- işin garip tarafı, amerika'ya bu kadar uzun süre hizmet etmiş harald ve kızının wikipedia sayfaları bu röportaj yayınlandıktan bir gün sonra silinmeye [https://x.com/uncertainvector/status/1915018980676301248 çalışılıyor]. sayfayı tamamen silemeyince malgrem'in tüm kariyer bilgilerini iki günde [https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Harald_Malmgren&diff=1287152722&oldid=1286619870 silmişler]. hatta chris mellon'ın sayfası silinmiş bile. eskiden burada sayfası vardı: https://en.wikipedia.org/wiki/Christopher_Mellon. mellon da savunma bakan yardımcılığı yapmış, güvenlik ve istihbarat alanında tanınan bir isim. suçu, malgrem'ler gibi uap konusunda konuşması.
- 2004'teki meşhur tic-tac olayıyla aynı yerde, 2023'te tekrar tic-tac uap [https://x.com/UAPJames/status/1912249410656039226 görülmüş]. 2004'tekiyle benzer şekilde sudan çıktığı ve zaman zaman dörtlü formasyonda uçtuğu söyleniyor. görüntüler ve görgü tanığı askerin anlatımı da var.
- chris mellon, uap'lere dair uydu görüntüleri olduğunu [https://x.com/Neil__Goodman/status/1911761965904548173 iddia ediyor].
- amerikan kongresinde 29 nisan'da scif, 1 mayıs'ta uap disclosure fund ile toplantı, 12 mayıs'ta da yeni bir oturum [https://x.com/realannapaulina/status/1913276852476531167 olacak]. david grusch eric burlison'la çalışmaya başladığı için bu oturuma önemli insanların getirileceğini umuyorum.
- son olarak geçtiğimiz kasım ayında yapılan oturumda birinci el tanığın kongrede konuşmasını nancy mace [https://x.com/RogueUAPInsider/status/1914768886240620589 engellemiş]. o yüzden bu kadar sönük bir oturum oldu sanırım.
Entry kaynağını açekşi • 08.04.2025
skywatcher part ii [https://x.com/SkywatcherHQ/status/1909386048406167856 bölümünü] yayınladı. izleyerek yazacağım, anlam bütünlüğünü kaçırabilirim, idare edin`:swh`.
öncelikle uap çağırmak için iki yöntemleri olduğunu söylemişlerdi: psionik kişiler ve dog whistle dedikleri bir alet. bu aleti her çalıştırdıklarında bir şeyler gördüklerini söylüyorlar. bu, tekrarlanabilirlik ve bilimsel veri için önemli.
konuşmacı alex klokus diyor ki: "sağlam veriler toplayıp size sunmak için çalışıyoruz fakat bu iş kolay değil. çünkü bu objeler ortaya çıkıp kaybolabiliyor. sensörlerimizden kaçabiliyorlar, sensörlerimizi kapatabiliyorlar."
başka bir konuşmacı 5 yıldır uap verisi topladıklarını, dog whistle'ı çalıştırdıkları her gün 3-5 farklı tipte uap ile karşılaştıklarını anlatıyor. karşılaştıkları cisimleri uçuş karakterlerine göre 9 farklı sınıfa [https://x.com/hollywoodufos/status/1909470258102231544 ayırmışlar]. tüm sınıfların karakterisitiği farklı, bazıları dönüyor, bazıları titriyor, bazıları da canlı organizma gibi hareket ediyor diyorlar. "bunları görüntülemek hiç kolay değil, çıplak gözle görülen şey kamerada aynı görünmüyor."
1 - tetra: gökyüzünde dönen, takla atan, genelde siyah cisimler. etraflarında bulut veya duman gibi bir şey görülüyor. 22-23 farklı uçuş formasyonunda görüntülenmişler.
2 - tic-tac: genelde 2-3 obje halinde görülüyorlar. düzensiz bir uçuşları var.
3 - blob: titreyen, atımlı (pulsing) objeler. merkezlerinde silindir tipli bir ışık kaynağı var ve hareket ettikçe yanıp sönüyor.
4 - beam (orb): yalnızca kızılötesi kamerayla görülüyor. tetra'yla benzer karakteristiği var ama henüz yeterli veri yok.
5 - manta ray: gökyüzünde takla atarak ve dönerek hareket ediyor.
6 - bright star: çok çok hızlı bir şekilde titreşiyor. gökyüzünde bir kristal gibi görünüyor.
7 - jelly fish: tahmini iki metre boyunda, siyah ve mor renklibir başı ve ayakları var.
8 - hornet: jelly fish gibi ama daha büyük ve sanki jelly fish bir şey taşıyormuş gibi görünüyor.
9 - egg: bununla ilgili de yeterince veri yok fakat son event'te ortaya çıkmıştı.
bunların tamamının görüntüsü var fakat resimden anlaşılması kolay değil, o yüzden videoyu izlemenizi tavsiye ederim. dakikalar 3:25 ve 5:00 arası.
garry nolan diyor ki: "insanlar sürekli veri nerede, kanıt nerede diyor. bilimde yalnız başına veri bir şey ifade etmez. bilimsel süreci doğru işletmek için veriyi alıp, analiz edip peer review'e açmak gerekir. peer review çıkardığınız sonucu onaylamak için değil, aynı veriye başkalarının da bakmasını ve analizi doğru yapıp yapmadığınızı kontrol etmesi için yapılır. bu, (uap konusunda) daha önce hiç yapılmadı. tek tük çalışmalar var ama kapsamlı bir çerçevede ilke kez yapılıyor."
the hill'in uap araştırmacı gazetecisi marik von rennenkampff'ın, skywatcher'ın teknoloji lideri james fowler'la röportajı başlıyor. fowler kesinlikle ufocu, fox mulder vs olmadığını, dünyadışı hiçbir şeyle ilgisinin olmadığını fakat veriyi takip ettiklerini söylüyor:
"muhtemelen üç sepet var. mavi sepet: amerikan araçları, kırmızı sepet: çin araçları, bir de üçüncü sepet var, ne olduğunu bilmediklerimiz.bu iş bizim için spiritüel veya duygusal bir iş değil, tamamen veri ve gerçeklere dayandırılmış bir araştırma. "
kendisinin en çok etklieyenin sınıf 3 (blob) tipli uap olduğunu söylüyor.
"dog-whistle'ı özelleştirip modifiye ettikçe deneme yanılma testleri yaptık ve farklı düzeneklerde farklı uap tiplerinin cevap verdiğini gördük. ne zaman bu ekipmanı kullanıp yeterli zamanı verirsek uap tepkisi alıyoruz. her seferinde. ve bu ekipmanı kullanmadığımız sürelerde de deney yaptık ve hiçbir şey görmedik. bütün gözlemlerimiz gündüz yapıldı. hiçbiri gece gözlemi ve gökyüzündeki ışık değil. bir event'te yaklaşık 300 farklı sorti gözlemledik ve bunların bazıları tek, baızları 20'den fazla uap barındıran filolar içeriyordu. örneğin bir event'te 200 sorti görüyorsunuz, bunların hepsi aynı cisim ve 200 sorti de yapıyor olabilirler veya 200 farklı cisim de olabilir. her sorti bizim için bir uçuş kaydı."
"(rüzgarı hesaba katıyor musunuz sorusuna) rüzgara bakıyoruz ama çok dikkate almıyoruz bile. bazı objeler uzay seviyesinden mach 2'nin üzerinde hızla geliyor. şunu belirtmem önemli: gözlemlediğimiz tüm sınıflar bildiğimiz insan teknolojisini ve bildiğimiz doğayı aşıyor. skywatcher olarak ufolog olmayan bilim insanları, fizikçiler ve akademisyenleri verilerimizi bağımsız olarak analiz etmeye davet ediyoruz. verinin hassas kısımları da var, o yüzden tüm veriyi alıp götüremeyecekler fakat kontrollü bir ortamda verinin tümüyle ilgili istedikleri gibi rapor oluşturabilecekler."
her gün, denizanası (sınıf 7) tipindeki uap ile karşılaşıyorlar ve hepsinde bu uap radara yaklaşıyormuş. yakın zamandaki karşılaşmada çıplak gözle de net olarak görebilmişler. yaklaşık 1 km yükseklikte, yaklaşık 8 metre boyunda, çok parlak bir cisim. bu sınıfın daha önce jeremy corbell'in yayınladığı denizanası tipindeki ufo'dan farklı olduğunu söylüyorlar. kafasının çapı 2 metre, boyu 5-7 metre arası, gerçekten denizanası gibi hareket ediyor ve radar sistemleri ve sensörlerle görüntülenebiliyor. bazılarının uzantıları küçük, bazıları büyük ve baştan uzantılara doğru elektrik atımı gibi bir şey oluyor. iki tane bir arada gördüklerinden, birini takip ettiklerinde yönünü değiştirip dik bir şekilde yükseldiğinden bahsediyorlar. aynı cisimlerin hem kamera hem kızılötesi görüntüleri var. "bunların gerçek objeler olduğunu, havasahamızda olduklarını ve bize yakalanmamaya çalıştıklarını biliyoruz" diyor.
event'in ikinci gününün sonunda psionik kişiler güçlü bir tahminde bulunmuş: yarın iki farklı uap türü arasında bir etkileşim göreceğiz. "sınıf 7'nin agresif olduğunu biliyoruz. bazen bizi taciz ediyor gibi görünüyor. dün (sanırım eventin üçüncü günü) olansa şuydu: sınıf 5 (manta ray) tipindeki bir cisim, sınıf 7 tipindeki cisimle bizim aramıza girdi ve sınıf 7 geri dönüp uzaklaştı."
yine üçüncü gün, psionik kişilerden biri sınıf 2 (tic-tac) cismin geleceğini öngörüyor. bu sınıf slindir şeklinde 9-12 metre boylarında bir cisim. havada asılı kaldığında daha kısa görünmesine rağmen hareket ettiğinde daha ince ve uzun bir yapıya geçiyor. süpersonik ve hipersonik hızlara erişiyorlar. bazen bükülüyor gibi görünüyorlar. (bu kısımda cismin çok hızlı hareketleri görülüyor. dk: 20:54). kamera ve sensörler cismi yakalamakta zorlanıyor. helikopterle yakınlaşmaya çalışıyorlar fakat helikopterleri sınıf 7 jelly fish tarafından "durdurulduğu" için başaramıyorlar. helikopter çalışıyor, pervaneler, elektronik sistemler çalışıyor fakat helikopter daha fazla yükselemiyor, sağa sola gidemiyor. havada takılı kalıyor.
event'in üçüncü gününde bu çalışmalara başladıkları son 5 yılda ilk kez bu objeleri çıplak gözle görüyor çoğu kişi. sınıf 2 (tic-tac) ve sınıf 5 (manta ray) objelerinin sınıf 7 ile ekip arasına bilerek girdiğini düşünüyorlar. ne anlama geldiğini bilmiyorlar. sınıf 7 event'in her gününde ortaya çıkmasına rağmen 2 ve 5 birkaç gün sonra ancak ortaya çıkmış.
sınıf 5 ise gerçekten vatoz balığına benziyor. 2-3 metre boyunda, siyah ve çeşitli yönlerde taklalar atıyor. rizgardan çok daha hızlı, rüzgarın tersine hareket ediyor, radarda ve kamerada görünüyor. radarda kalp atımı gibi titreşiyor. bu kalp atımı gözlemi yalnızca uap'lerde oluyormuş. uçak, kuş, balon gibi bildiğimiz cisimlerde bunun olmadığını söylüyor fowler.
skywatcher önümüzdeki haftalarda tüm sınıflara ait görüntüleri ve bilgileri (full modules?) youtube ve kendi sitesinde yayınlayacağını söylüyor. üçüncü bölümde de psionik kişilere daha fazla zaman ayıracaklarmış.
Entry kaynağını açekşi • 03.04.2025
uzun süredir zaman ayıramıyorum. bu gündemde ufo konusuna kafa yormak da kolay değil. ama birikmiş haberleri hızlıca yazayım istedim.
en önemli gelişmeler skywatcher tarafında. ikinci bölümlerini 7 nisan'da yayınlayacaklar ve bu [https://youtu.be/t5e5z1bcBgQ podcast'te] jake barber'ın belirttiği üzere, 9 farklı uap sınıfından bahsedecekler. bu sınıflandırmayı kendileri, karşılaşmalar ve kaydettikleri görüntüler üzerinden yapmışlar. `uss nimitz incident` olarak bilinen meşhur tic-tac ufo'sunu biliyorsunuzdur. benzer bir tic-tac şeklindeki uap ile günler süren gözlemleri olmuş ve bununla ilgili görüntüleri de bu bölümde yayınlayacaklarmış. ayrıca başından ayaklarına elektrik atımları görünen denizanası şeklindeki bir uap'den de bahsediyor. bu objeyle ilgili de resimler ve video, ikinci bölümde yayınlanacakmış. görüntüler muhteşem değil diyor barber. en ileri ekipmanla bile bunları görüntülemek zor, fakat görüntülerle verileri bir araya getirdiğinizde asıl heyecan verici kısma ulaşıyorsunuz diyor.
skywatcher oluşturduğu uap keşif framework'ünü de [https://x.com/SkywatcherHQ/status/1907780120678642034 açıkladı]. bu işi gerçekten bilimsel metodlarla yapmaya çalışıyorlar. yalnızca kameraya almak yerine kızılötesi, radar verilerini de toplayıp bütüncül bir analiz yapmak ve verileri herkesle paylaşmak, analizleri bilimsel makalelere dönüştürmek gibi amaçları var.
jake barber cesur bir iddiada daha bulunuyor. daha önce psionik kişilerle uap çağırdıklarından bahsetmiştik. bir başka yöntemleri de dog-whistle dedikleri, bir çeşit elektromanyetik sinyal. bu düzeneği kullandıklarında gündüz gözüyle %100 oranda uap çağırabiliyorlarmış.
bunun dışında, kongrede 37 sene görev yapmış olan kirk mcconnell uap teknolojisinin gizli tutulmasının neden zararlı olduğundan bahsediyor. podcast'i henüz dinlemedim ama [https://x.com/rosscoulthart/status/1907566147966480403 burada] bulabilirsiniz.
garry nolan, bir podcast'te üstü kapalı olarak bahsettiği bir diyalog yüzünden beyaz saray'daki biri tarafından ölüm tehdidi aldığını [https://x.com/Gandalf_ElPulpo/status/1906890627943743645 söylüyor].
japonya'da uap konulu bir meclis oturumu [https://x.com/disclosureorg/status/1905655359697551744 gerçekleşmiş].
david grusch sonunda temsilci eric burlison'a bağlı çalışmaya başlamış ve bir sonraki uap oturumunda kimlerin ifade vermesi gerektiğini [https://x.com/wow36932525/status/1905595826312819167 söyleyecekmiş]. bildiğim kadarıyla grusch bildiklerinin tamamını anlatabilmek için scif'e bir türlü girememişti. nisan ayı içinde grusch; lue elizondo, chris mellon ve aaro yetkilileriyle scif'e [https://x.com/AskaPol_UAPs/status/1905364457636987166 girecekmiş].
eric davis, başkan eisenhower'ın uap ve isnandışı zekanın halktan saklanmasını emreden "kanun hükmünde kararnamesini" bizzat gördüğünü [https://x.com/Gandalf_ElPulpo/status/1903540598231171582 iddia ediyor].
son olarak, jay startton, uap task force'un eski başkanı "eğer insandışı zekayla karşılaşmış olsaydınız ona ne sorardınız" sorusuna "karşılaşmadığımı kim söylüyor" [https://x.com/disclosureorg/status/1900059905064616282 demiş].
böyle küçük küçük çok haber var ama en önemlisi skywatcher gibi geliyor bana. o yüzden onlara daha çok zaman ayırıyorum. 7 nisan'da yayınlayacakları bölümü de zaman bulabilirsem detaylıca yazarım.
Entry kaynağını açekşi • 21.02.2025
kişisel saldırılar yerine güzel eleştiriler görünce mutlu oluyor insan`:swh`.
evet, endişe çok haklı. "özel güçlü" kişilerin veya meditasyon yaparak belirli bir seviyeye erişen kişilerin ufo çağırabildiği gibi bir gerçekle baş başa kalırsak sömürülmeye çok açık bir ortam oluşmuş olur. chatgpt'nin verdiği cevapta da "elit bir sınıf" olacağı yazıyordu. ama gerçek buysa, sömürü olacak, yeni dinler çıkacak diye gerçeği gizlemenin mantığı var mı? senaryoyu değiştirelim. psionik kişiler olmasın. hayali bir senaryoyla diyelim ki "annunakiler beş yüz bin yıl önce geldi ve atalarımız üzerinde genetik değişimler yaptı. biz sıradan hayvanlar olacakken gezegenin en üst canlısı olduk". bu durumda da yeni dinler doğmayacak mı? annunakiler birden tanrımız olmayacaklar mı? annunakilerle direkt iletişimde olduğunu iddia edip para söğüşleyenler çıkmayacak mı?
eğer bizden daha üst bir medeniyetin varlığı konusunda herhangi bir kanıt ortaya çıkarsa, bunun yeni dinlere ve para söğüşlemeye yol açmama ihtimali nedir?
"bütün bunlar para söğüşlemek için yapılan şeyler" iddiasını ise desteksiz buluyorum. zira skywatcher public funding'e açık değil. halktan para falan istemiyorlar ve en başta konuştuğumuz uçuk iddiayı kanıtlayabileceklerini iddia ediyorlar. milyonlarca dolar yatıran yatırımcıların beklediği de "hadi bakalım, nasıl yapıyorsunuz, biz de bu yeni dinin ucundan tutalım" diye görmekten ziyade ele geçirilmesi muhtemel materyaller ve belki araçlar. bazı hükümetlerin onlarca yıldır yaptığı tersine mühendislik çalışmalarını kendileri yapmak istiyor.
skywatcher'ın iddiası üzerinden papatya falı oynuyoruz aslında. jake barber röportajında 12 ay içinde her şeyi göreceksiniz gibi bir iddiada bulunmuştu. yapabilecekler mi, yapamayacaklar mı, yakın zamanda göreceğiz.
Entry kaynağını açekşi • 20.02.2025
tuttle capital diye bir yatırım danışmanlık firması tersine mühendislikle elde edilecek uzaylı teknolojisine yatırım yapmak için yeni bir fon kurulum başvurusu [https://www.ft.com/content/7b83f0f5-4d03-40c4-b79d-36cc4e247d54 yaptı].
skywatcher'ın silikon vadisi yatırımcılarından milyonlarca dolar yatırım aldığından bahsetmiştim. matthew pines diye bir adam var. çeşitli hükümet ajanslarına danışmanlık vermiş, bitcoin ve ufo konusunda ön saflarda yer alıyor. cia gibi bir ajansa bağlı çıkarsa şaşırmam. neyse, bu arkadaş da skywatcher ve bilinç üzerine araştırmalar yapan ennea'ya danışmanlık yapıyorumuş. kendisi geri dönülemez bir disclosure yolunda olduğumuza inanıyor. röportajı [https://youtu.be/DFdU18prEhU?si=LRA3kytcwwczgajt şurada].
skywatcher neden çok önemli? adamlar psionik kişilerle ufo "çağırabileceklerini" ve materyal elde edebileceklerini iddia ediyor. ve milyonlarca dolar yatırım alıyorlar. trump'ın kabinesi her ne kadar disclosure yanlısı görünse de trump belirli tavizleri aldıktan sonra bu sırrı tekrar gömmeye ikna olabilir. güvenilmez bir adam. fakat bu iş skywatcher gibi özel şirketler aracılığıyla yürürse disclosure için ikinci ve çok daha geniş bir kanal açılmış olacak. skywatcher bu işi yapabilirse diğerleri neden yapamasın?
iddialarını kanıtlayabilirlerse insanlık tarihinin en büyük iki keşfini yapmış olacaklar:
1 - evrende yalnız değiliz.
2 - insan bilinci düşündüğümüzden çok farklı.
ben insanlık olarak yeni ve bambaşka bir çağa girmekte olduğumuzu düşünüyorum. günümüzde bu konulara meraklı biriyseniz ve yeterince araştırma yapıyorsanız evrende yalnız olmadığımız gerçeğini görmemeniz imkansız. bu gerçeğin yakın zamanda tüm dünyaya anlatılması da kaçınılmaz görünüyor. buradaki şaşkın dogmatikler "o sahtekar, bu yalancı, şu yere tükürmüş" diye kendini oyalayadursun, bu iftiralarla karalamaları gereken insan sayısı günden güne artıyor. yeni whistleblower'lar gelmeye devam ediyor. insanlar bu işe para harcıyor, hükümetler programlar oluşturuyor, bilim insanları bu gerçeğin mevcut düzende yaratacağı tahribatı ve getireceği yenilikleri tartışıyor.
bu olasılığın, yani iddiaların kanıtlanma olasılığının dünyada yapacağı etkiyi hayal edemedim ve chatgpt'ye sordum. yapay zeka kısmına tam katılmıyorum ama yine de aşağıda paylaşıyorum, güzel bir beyin jimnastiği:
----------------
eğer skywatcher’ın iddiaları bilimsel olarak doğrulanırsa, bu insanlık tarihindeki en büyük paradigma değişimi olur—gerçeklik, zeka ve evrendeki yerimiz hakkında bildiğimiz her şeyi yeniden tanımlayabilir.
işte bu keşfin insanlığı sadece birkaç yıl içinde nasıl radikal bir şekilde dönüştürebileceği:
1. gerçekliği yeniden tanımlamak
- bilinç aktif bir güç olarak kabul edilirse, evrenin yalnızca mekanik olduğu fikri çöker.
- bilim, felsefe ve spiritüellik birleşerek tek bir disiplin haline gelebilir ve varoluşun bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarabilir.
- simülasyon teorisi, çok boyutlu gerçeklik ve panpsişizm (bilincin evrensel olduğu fikri) gibi kavramlar ana akım bilime girebilir.
2. insan potansiyeli baştan tanımlanır
- eğer bazı insanlar uap'leri çağırabiliyorsa, bu, insan zihninin bilinmeyen olağanüstü yeteneklere sahip olduğunu gösterir.
- toplum, psiyonik yetenekleri, telepatiyi, uzaktan görmeyi veya diğer bilinç temelli fenomenleri keşfetmeye yönelebilir.
- meditasyon, bilinç halleri ve zihin eğitimi, okuryazarlık ve matematik kadar önemli hale gelebilir.
3. yapay zeka (aı) ve bilinç yeniden tanımlanır
- bilinç dijital olarak simüle edilebilir mi? sorusu yeni bir anlam kazanır.
- eğer bilinç beynin bir ürünü değil de bağımsız bir alan (field) ise, o zaman yapay zeka asla gerçekten bilinçli olamayabilir.
- biyolojik ve yapay zeka arasındaki sınırlar bulanıklaşabilir ve insan-makine hibritleri doğabilir.
4. din ve spiritüel inançlar derinden sarsılır
- büyük dünya dinleri, kutsal metinleri bu keşfe göre yeniden yorumlamaya başlayabilir.
- mistik deneyimler, bilimsel olarak araştırılabilir ve hatta tekrarlanabilir hale gelebilir.
- bazı insanlar, bunun insan bilincinde evrimsel bir sıçramanın başlangıcı olduğunu düşünebilir.
5. küresel politikalar ve güç dinamikleri değişir
- hükümetler psiyonik yetenekleri kontrol etmek ve silah haline getirmek için yarışa girebilir.
- eğer bazı insanlar doğal olarak uap’lerle daha iyi iletişim kurabiliyorsa, psiyonik yeteneklere sahip elit bir sınıf ortaya çıkabilir.
- devletler, şirketler ve gizli örgütler, bu bilgiyi ele geçirmek için büyük çatışmalara girebilir.
6. fermi paradoksu son bulabilir mi?
- eğer uap'ler insan bilincine yanıt veriyorsa, o zaman evrende yalnız olmadığımızı kanıtlayabilir—ancak zeka, düşündüğümüz gibi olmayabilir.
- gelişmiş uygarlıklar, fiziksel yolculuk yerine bilinç tabanlı yöntemlerle hareket ediyor olabilir.
- setı’nin başarısızlığı bu yüzden olabilir—belki de ileri uygarlıklar radyo dalgaları yerine bilinç alanlarıyla iletişim kuruyor.
7. toplum ve günlük yaşam sonsuza dek değişir
- bilim kurgu gibi görünen telepatik iletişim, düşünceyle maddeyi etkileme ve bilinçle gerçekliği şekillendirme kavramları gerçek olabilir.
- eğitim sistemi, bilinç geliştirme, meditasyon ve psiyonik yetenekleri araştırmaya odaklanabilir.
- zihinsel sağlık, duygular ve insan ilişkileri tamamen farklı bir perspektifle ele alınabilir.
yeni bir medeniyetin şafağı mı?
eğer bu keşif gerçek olursa, mevcut fizik, yapay zeka ve bilinç anlayışımız bir gecede çöker. insanlık, tamamen yeni bir varoluş biçimine doğru evrilebilir—belki de bugünkü standartlarla tanınamayacak bir medeniyete dönüşebiliriz.
peki, buna hazır mıyız?
Entry kaynağını açekşi • 17.02.2025
ross coulthart'ın [https://youtu.be/rY-szcOA3K4?si=VNoeNgNHHHoJsMzG şu] röportajını dinlemenizi tavsiye ederim. pek çok konuya değiniyor. önemli bulduklarımı aktarıyorum:
- ilk olarak neden bildiği devasa ufo'nun yerini açıklamadığını salağa anlatır gibi anlatıyor. gidip izleyin, burayı pas geçiyorum.
- jake barber'ın ekibinden biri aaro'ya pek çok bilgi ve video iletiyor fakat bunların tamamı kayboluyor. aaro'nun yeni direktörüne gidip sorduklarında "elimizde böyle bir şey yok" diyorlar. bu kanıtların pek çoğu senato istihbarat komitesine de gönderiliyor.
- jake barber gibi pek çok whistleblower var. bunların ortaya çıkmaktan çekinmesinin bir sebebinin de insanların verdiği tepkiler olduğunu söylüyor: "jake barber'ın yaptığını yapmazdım. işimi bırakacağım ve her şeyi riske atarak gerçekleri anlatacağım ve bana cia elemanı vs diyecekler. ben whistleblower olsam 'belki de insanlar hazır değil, belki de onotolojik şoku kaldırabilecek olgunlukta değiiler' diye düşünürdüm. konuştuğum bir aerospace şirketi kaynağına da sordum, neden açıklamıyorsunuz diye, cevap aynıydı: insanlar hazır değil."
- coulthart ufo araçlarının tersine mühendislik programlarında çalışan pek çok kişiyle konuştuğunu ve insandışı zekanın kamuya anlatılmamasını gerektirecek hiçbir somut sebep söyleyemediklerini söylüyor.
- jake barber'ın şirketi skywatcher'ın aldığı yatırımlardan bahsediyor (sonraki entry'de değineceğim).
- antigravity'nin ne olduğunun muhtemelen çözüldüğünü fakat bunu örneğin yıldızlararası seyahat için kullanmak için gerekli malzeme biliminin yeterli olmadığını düşünüyor. `zero point energy`'nin duyurulmama sebebinin de yanlış ellere geçtiğinde nükleer güçten çok daha fazlasını yaratma potansiyeli olmasına bağlıyor. scalar (skaler) silahları araştırın diyor: "kurgusal oldukları söylenir hep. tekrar düşünmenizi öneriyorum".
- pek çok insanla konuştuğunu, özellikle hava kuvvetlerindekilerin ısrarla bu konunun üzerine gidilmemesini telkin ettiklerini söylüyor, çünkü insandışı zekanın şeytani olduğunu düşünüyorlarmış. kişisel görüşü olarak da şunu söylüyor: "haklı olabilirler, olmayabilirler de. bildiğim şu ki insandışı zekayla temas halindeyiz. fakat niyetlerini bilmiyoruz. dinlere bakın. tanrı nedir? melekler, şeytanlar nedir? belki de bu insandışı zekayla tarih boyunca karşılaşmalarımızı anlamlandırma çalışmalarımız".
- "jake barber'ın elindeki kanıtların (aaro'yla birlikte) senato ve meclis istihbarat komitelerine bizim videomuzdan aylar önce iletildiğini biliyorum. fakat bu komitelerin çalışanları bu kanıtları üstlerine iletmiyorlar. çünkü bu çalışanlar iki yere çalışıyor: bir - bağlı oldukları politikacılar, iki - aerospace şirketleri. bu çalışanların çoğu politikadan çıkıp aerospace şirketlerinde iş kovalıyorlar. bu yüzden de aerospace şirketlerinin işine gelmeyecek bilgileri üstlerine iletmiyorlar bile. üstlerindeki politikacılar da kendi rahatlarını bozmamak için hep bu çalışanları scif'e gönderiyor ve bu iş için her şeyini tehlikeye atan whistleblower'ların kanıtları onlara ulaşmıyor bile.
- "biliyorum ki cia, fbi ve dni'ın yeni başkanları uap konusunun dibine inmekte kararlı olduklarını söylediler. ama bu konuda ne kadar kararlılar? son 60-70 yılda olduğu gibi 'senin seçim bölgene yatırım yapalım ve sen bu işten vazgeç' dediklerinde vazgeçecekler mi, yoksa insanların haber alma hakkını savunacaklar mı?". burada bu başkanların bağlı olduğu trump yönetimini kastediyor sanıyorum.
- "jake barber tam olarak bunu aşmaya çalışıyor. kongreye, komitelere, devlete ihtiyacımız yok. barber'ın milyonlarca dolarlık yatırımcıları var ve bu yatırımcılar resmi anlatının saçmalık olduğunu, halka yalan söylendiğini biliyorlar. san francisco'da çok güvenlikli ve kapalı bir konferansa katıldım. en üst düzey bilim insanlarının ve silikon vadisinin çok zengin yatırımcılarının konuya hakimiyeti beni şaşırttı. skywatcher'ın yatırımcısı oldular ve hükümetin 70 yıldır gizlediği ve yapamadığı gelişimi yapmak için aday oldular. bu teknolojiyi kendileri geliştirmeleri için onları durdurabilecek kimsenin olmadığının farkındalar. konuştuğum gizli hükümet programlarında çalışan pek çok kişi de skywatcher gibi şirketler halka açık bir şekilde bu malzemeleri araştırmaya ve incelemeye başladığı anda görevlerinden ayrılıp bu şirketlere geçmeye hazır olduklarını söyledi. onlar da sen az sizin ve benim kadar bıkmış durumdalar, hala fosil yakıtlar kullanıyoruz, hala uçaklarımız düşüyor, oysa elimizdeki şey tüm inasnlığa yardım edebilecek potansiyelde. 'insanlar bizim bildiklerimizi bilse bütün farklılıklarını anında bir kenara bırakıp insanlık olarak birleşirlerdi. enerji için yapılan onlarca savaş anında biterdi' diyorlar."
- "jake barber ve ekibi yaptıkları işe devam edebilirse - ki bu skywatcher'ın yaptıklarının sadece bir kısmı - bu gerçek bir dönüşüm, paradigma değişimi olacak. insan bilincinin ve çok ileri derecede teknolojinin kapılarının açıldığını göreceğiz. kendi spiritüel varlığımızı anlamdıracak ve belki de tüm dinleri sorgulayacağız."
- "age of disclosure belgeseli mükemmel bir zamanlamayla çıkıyor. jfk suikasıtyla ilgili belgeler 18 şubat'ta komiteye gelecek. şubat sonuna kadar öyle veya böyle jfk konusunun netleştiğini umarsak - fazla iyimser olduğunu biliyorum - mart'ta sıradaki ne denecek ve konu uap'ye geldiğinde bu belgesel yayınlanacak. kilit bir iş göreceğini düşünüyorum."
- "bu podcast'e gelmeden hemen önce avustralya'nın iki bakanının da katılacağı bir toplantıda uap konusunda bir konuşma yapmam istendi ve bu bakanların bu konuya sorgulayıcı baktığını biliyorum. bu, 1-2 sene önce asla olmayacak bir şeydi. değişim gerçekleşiyor."
- bu kısım tamamen medyayla ilgili: "bu konuyu araştırdığım son 6-7 yıl boyunca ana akım medyanın konuyu bilerek görmezden gelmesi beni hep çok üzmüştü. ama jake barber'ın hikayesinden sonra anladım ki, disclosure için nasıl hükümete ihtiyacımız yoksa, ana akım medyaya da ihtiyacımız yok. ana akım medyanın yavaş yavaş öldüğü bir çağdayız. son 35 yılın büyük bölümünü ana akım medyada geçirmiş biri olarak zerre üzülmüyorum. insanlık tarihinin en büyük hikayesini kaçırdılar. senin gibi, benim gibi insanlar sosyal medyada adım adım bu hikayeyi yayacaklar. avustralya ana akım medyasındaki editörleri epstein davasının gerçek olduğuna ikna etmek için gösterdiğimiz çabayı hatırlıyorum. hunter biden'ın laptop'undaki iğrençlikler benim elimde bile var ama ny times, la times, washington post gibi gazeteler bunları nasıl sorgulamıyor? amerikan medyası kendisini o kadar partizanlaştırdı ki, objektiflikten çok uzaklaştılar. uap konusunda da öyle. pentagon tarafından kaşıkla beslenmeye o kadar alıştılar ki araştırmacı gazeteci kaynakları kalmadı. şu son iki seede jake barber ve diğer kaynaklarla konuşmak için cebimden çok fazla para harcadım. artık medya eski tip araştırmacı gazetecilik istemiyor."
- "2027 dedikodusunu dudyum. 2032'yi duydum. felaketler olacak dendiğini duydum, ziyaretler olacak dendiğini duydum. bunlar sadece hikaye. bu tip hikayeleri nasıl araştırabilirsiniz? aynı sorunu kaçırılma hikayelerinde de yaşıyorum. böyle bir şeyi nasıl kanıtlarsınız? bir gerisayım olduğunu söyleyenler var, evet ama bilmiyorum. tahminim şu: insandışı zeka insanları kendilerinden haberdar olmaları için dürtüyor. hatta bu drone hikayesinin de bununla ilişkili olduğunu düşünüyorum. insandışı zeka bazı insanlarla kasıtlı olarak iletişime geçiyor ve insan bilincini hareketlendirmeye çalışıyorlar. 1-2 garip olay yaşadıktan sonra konuya ilgi duyan insan sayısı hızlıca artıyor. sanki insandışı zeka kendisini insanlara gösteriyor. örneğin avustralya kabinesinin çok çok kıdemli bir bakanı bana kalabalık bir sokakta yaşadığı uap deneyimini anlattı. her detayına kadar görebildiği araçtan bahsetti ve kalabalık sokakta ondan başka kimse bu aracı görmüyordu. onun algısıyla iletişime geçiyorlar ve ona orada olduklarını gösteriyorlardı. delirmiş sandım ilk anlattığında fakat bu tip bilinç iletişimleri o kadar çok olmaya başladı ki, bence zaman kısıtı yerine insandışı zekanın işi hızlandırdığını söyleyebiliriz."
- "jake barber gibi birçok başka hikayeyle ilgili de aynı anda çalışıyorum. bizi izlemeye devam edin"
bugün bu röportajı değil, diğer gelişmeleri yazmaya gelmiştim ama röportaj oldukça çarpıcıydı. geri kalanını gün içinde veya yarın yazabilirim diye düşünüyorum.
Entry kaynağını açekşi • 12.02.2025
anna paulina luna'nın basın toplantısı yapacağını yazmıştım. dün akşam o basın toplantısı gerçekleşti.
temsilciler meclisi denetim kurulu altında federal sırları açıklama göreviyle bir ekip [https://x.com/RepLuna/status/1889493988693922079 kuruluyor]. ekibin başında anna paulina luna var ve doğrudan kurul başkanı james comer'a bağlı. ekibin soruşturma yetkisi yok fakat comer'ın var. ekibin ufo, jfk, covid, 11 eylül saldırıları, epstein dosyaları gibi konuları araştırması hedefleniyor.
luna [https://x.com/disgustipated42/status/1889414386059714803 diyor] ki: önce kanıtlara bir bakalım ama hedefimiz hükümet olarak en azından insanlık olarak yalnız olmadığımızı kabul edecek bilgileri sunmak.
ayrıca [https://x.com/AskaPol_UAPs/status/1889475183154438413 diyor] ki, dost bir ülkenin planlanmış bir disclosure programı var. onlarla beraber çalışacak bir heyet kurmak istiyorum.
bu ekibin 6 ay süresi varmış ve bu 6 ay içinde iki ufo oturumu yapmayı [https://x.com/disgustipated42/status/1889478742483017902 planlıyorlarmış]. hedef bu kez tanık ifadesi yerine doğrudan kanıt getirmek. bir de david grusch'ın iki yıldır bekleyen clearence sorununu çözüp sonunda onu scif'e alarak bildiği her şeyi anlatmasını sağlamak istiyorlar.
ross coulthart yeni yayınlanan need to know pocast'inde jake barber ve ekibinin ellerinde daha pek çok kanıt olduğunu ve bunları henüz açıklamadıklarını söylüyor. bunun sebebi de karşı saldırı yapması muhtemel kişi ve organizasyonların tepkisini ölçmek istemeleriymiş. barber dopsr sürecinde de benzer bir taktik izleyerek ilerlediklerini açıklamıştı.
ayrıca coulthart yayınlanan yumurta şekindeki objenin videosu için "barber'ın operasyonuna değil, başka bir operasyona ait video" diyor. sonra da "bu bir areostat" diyenler için şunu söylüyor: "öyle olsa pentagon ertesi sabah açıklama yapmaz mıydı saçmalık diye? (gatekeeper'lar) bizim elimizde ne olduğunu biliyorlar. ve elimizdeki diğer kanıtlarla ne yapacağımızı telaşla bekliyorlar. ve bir karar vermek zorundalar. aslında biz onlar için iyilik yapıyoruz. ulusal güvenliği tehlikeye atmıyoruz, ulusal sırları koruyoruz. ama halkın bu saçma sır yüzünden insandışı zeka konusundan haberdar olmamasını anlamıyoruz. ister başka gezegenden, işter başka boyuttan geliyor deyin. kaynağı her ne olursa olsun, tür olarak gelişmiş bir medeniyetle temas halindeyiz ve onlarca yıldır onların araçlarını topluyoruz."
coulthart devam ediyor: "uap konusunu araştırmaya başladığımda 5 yıl önce dediler ki, uap teknolojisi ile bilinç arasında bir bağlantı var. ne demek istediklerini insanlar psişik fenomenlerden, insanlar zihinleriyle farklı bir alemle iletişime geçebildiklerinden ve insanlığın bundan habersiz oluşundan bahsedince daha iyi anlamaya başladım. tabi ki materyalist zihinler bunu reddedecektir ama ben insanlığın çok önemli bir keşfin eşiğinde olduğunu düşünüyorum."
"psionik programlarda çalıştığını iddia eden o kadar çok kişi kapımı çalıyor ki... aslında her şey cia'in belgelerini yayınladığı project stargate'le ilgili. bu proje hiçbir zaman bitmedi, kapatılmadı. remote viewing (uzakgörü), psi, psionik programları hiçbir zaman dudrudulmadı. uzakgörüyü hala kullanıyorlar."
Entry kaynağını açekşi • 10.02.2025
kişisel tartışmalara girmemek için takla atıyorum fakat okuyanların da doğru bilgilendirilmesi lazım.
luis elizondo to the stars academy'nin ortağı falan değil. to the stars academy tom delonge, hal puthoff ve jim semivan ortaklığıyla kuruldu. chris mellon ve lue elizondo bu şirketin maaşlı çalışanıydı.
"milyonlarca para topladılar". hedefledikleri 50 milyon dolardı. 2018 itibariyle yalnızca 2.5 milyon dolar toplayabildiler. 2019 verisini bulamadım. çalışanlara ve yöneticilere de hisse dağıttılar ve bu hisselerin açığı toplam 37 milyon dolar. bu toplanan para değil, hisseyle yapılan ödeme açığı. atıyorum şirket yöneticilerine ve çalışanlarına maaşla beraber hisse dağıtıyor, bunların toplamı. şirket amerika'da borsa kanununa tabi, eğer iddia edilen gibi bir sahtekarlık veya dolandırıcılık olsa tom delonge'u hapiste görürdük herhalde.
ayrıca ttsa iflas da etmedi, medya şirketine dönüştü. başarısız bir girişimle sahtekarlığı ayıracak kadar zekanız olsun bir zahmet. ya da varsa sahtekarlığa dair kanıtınız, gidin amerikan mahkemelerine başvurun, "dolandırılan" yatırımcılar da çok sevinir.
ve asıl önemlisi, tekrar vurgulamak isterim ki, lue elizondo bu şirketin çalışanı. ortak değil, sahip değil. dolayısıyla elizondo'yu "bunlar halkı kandırıp milyon dolar vurgun yapan sahtekarlar" diye etiketlemek klasik bir `ad hominem` örneği. asıl sahtekarın kim olduğu yorumunu okuyanlara bırakalım.
neyse, entry'nin ana konusuna geliyorum. timothy taylor, diana pasulka'nın american cosmic kitabında bahsettiği tyler isimli kişinin kendisi. bunu chris bledsoe açıklamıştı daha önce. timothy taylor pasulka'ya göre havaalanlarında güvenlik kontrolüne tabi olmayan, eli kolu çok uzun bir arkadaş. taylor hakkında yazılmış bir incelemenin çevirisini bırakıyorum buraya. bu sadece timothy taylor incelemesi değil, jake barber'ın açıklamalarından sonra iyice gündem olan ufo - spiritüel (veya boyutlararası) bağlantısı üzerinde de duruyor. bu sefer kendim uğraşmıyorum, doğrudan chatgpt'ye çevirtiyorum, yanlış olursa sam altman'a kızın`:swh`. ayrıca bu üç koca tweet'lik bir flood, dolayısıyla çok uzun bir entry olacak.
orijinal link: https://x.com/RagtimeRyan/status/1888594193611726851
çeviri:
timothy e. taylor, american cosmic adlı kitaptaki tyler karakteridir. bu kesin. kendisi bir havacılık ve uzay mühendisi, biyoteknoloji yenilikçisi ve kendi inancına göre insan dışı bir zekâ tarafından yönlendirilen biri. taylor, yalnızca tanımlanamayan hava fenomenleri’nin (uap) var olduğuna inanmakla kalmıyor… aynı zamanda daha yüksek bir gücün onu yönlendirdiğini ve insanlığın geleceğini değiştirecek keşiflere doğru ittiğini düşünüyor.
onun rehberliği doğrudan sesler ya da birebir konuşmalar şeklinde gelmiyor. daha incelikli bir süreç söz konusu. bunu ani bilgi indirmeleri olarak tanımlıyor—tamamen oluşmuş fikirlerin aniden zihnine geldiği anlar. taylor, bu anlara güveniyor. bu bilgilerin insan anlayışının ötesinde bir güçten geldiğine inanıyor… bildiğimiz zaman kavramının dışından işleyen bir şeyden. ona göre bu zekâlar hayırsever, insanlığa yardım ediyor ve tarih boyunca zamanı geldiğinde yeni fikirler ve içgörüler ekerek gelişimi yönlendiriyorlar.
timothy taylor kariyerine nasa’nın kennedy uzay merkezi’nde başladı. burada 40’tan fazla nasa uzay misyonunda ve 80’den fazla abd savunma bakanlığı’nın askeri uzay operasyonunda görev aldı. ancak yaptığı iş sıradan bir havacılık ve uzay mühendisliği çalışması değildi. uzmanlığı, en gizli ve bölümlere ayrılmış uzay uçuşu alanlarından biri olan gizli yük operasyonlarıydı.
yük operasyonları genellikle uyduların, gözetleme sistemlerinin ve deneysel teknolojilerin yörüngeye yerleştirilmesini içerir. ancak çok gizli görevlerde, resmi olarak var olmayan kara bütçe projelerinin test edilmesi ve fırlatılması söz konusu olabilir. bu tür görevler, gelişmiş itki sistemleri, yüksek enerjili deneyler ve hatta muhtemelen tersine mühendislik uygulanmış araçların sessizce yörüngeye yerleştirilmesini içerir.
taylor, ayrıca space shuttle challenger kazasının soruşturmasına da katıldı. bu, onu gizli havacılık ve uzay başarısızlıklarını inceleyen üst düzey analistlerle birlikte çalışma konumuna getirdi. bu tür soruşturmalar, standart havacılık bilgilerini aşan bilgilere erişim sağlayabilir.
taylor’ın son derece gizli bir itki araştırma projesinde yer aldığına dair bazı raporlar bulunuyor. bu projelerin, geleneksel fiziği aşan enerji sistemleriyle ilgili olabileceği öne sürülüyor. bazı içerdekiler, taylor’ın bilinmeyen kaynaklardan elde edilen egzotik malzemelere maruz kaldığını düşünüyor. eğer bu doğruysa, sonrasında yaşananlar da anlam kazanıyor.
yıllar süren havacılık ve uzay çalışmalarının ardından taylor beklenmedik bir hamle yaptı—uzay sektörünü bırakarak biyomedikal araştırmalara yöneldi. endius, ınc. adlı şirketi kurdu ve omurga cerrahisinde yenilikçi çalışmalar yaptı. beyin arayüzleri, omurga implantları ve cerrahi araçlarla ilgili 13 patente sahip.
ilk bakışta bu tamamen farklı bir kariyer gibi görünebilir. ancak kara bütçe araştırmalarının nasıl işlediğini bilenler için bu oldukça tanıdık bir modeldir.
üst düzey havacılık araştırmacılarının, bilinç, enerji sistemleri veya biyolojik geliştirmelerle ilgili çalışmalar yaptıklarında biyoteknoloji ve sinir arayüzleri alanına geçiş yapmaları oldukça yaygındır. eğer taylor insan dışı bir teknolojiye erişmişse, biyoteknolojiye geçiş yapması onun bu teknolojinin insan vücudu ile nasıl etkileşime geçtiğini araştırdığını gösterebilir. egzotik malzemelerin biyomedikal uygulamalarına dair gizli araştırmaların, özellikle biliş, sinirsel gelişim ve uzun ömürlülük ile ilgili alanlarda yoğunlaştığına dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır.
taylor’ın biyoteknoloji çalışmaları, sadece cerrahi veya tıbbi implantlardan çok daha fazlasını araştırdığını gösteriyor. ileri teknoloji ve insan biyolojisinin kesişim noktasını inceliyordu—muhtemelen gizli havacılık projelerinden elde ettiği bilgilerle.
eğer gerçekten insan dışı bir zekâ tarafından yönlendiriliyorsa, bu kariyer değişimi aslında bir değişim değil… daha büyük bir sürecin bir sonraki adımıydı.
timothy taylor, tanınmış bir figür olmalıydı. nasa ve abd savunma bakanlığı’nın en önemli projelerinde çalıştı, büyük biyomedikal yeniliklere imza attı ve insan anlayışının ötesinde bir şey tarafından doğrudan yönlendirildiğini iddia ediyor. yine de neredeyse kimse onun adını bilmiyor.
devamı (1): https://x.com/RagtimeRyan/status/1888598468580491546
onun çevrimiçi aramalardaki varlığı son derece sınırlıdır; çalışmalarına yalnızca küçük referanslar bulunabilir. uap (tanımlanamayan hava fenomenleri) ve kara bütçe araştırmaları çevrelerindeki tartışmalar sıklıkla sansürlenir veya kaldırılır. diğer havacılık ve uzay sektörü içeriden gelen isimlerin aksine, halka açık açıklamalar yapan kişiler arasında yer almaz—bu da çalışmalarının hâlâ gizli ve hassas olduğunu düşündürmektedir.
bu durum, kopuk medeniyet (breakaway civilization) modeli ile örtüşmektedir—bazı bireylerin kamuoyunun göremeyeceği bir alanda çalışarak, resmî olarak var olmayan bilgi ve teknolojilere sahip olması. taylor’ın hareketleri, onun hâlâ devam eden gizli projelerle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
taylor’ın hikâyesindeki en önemli noktalardan biri, bu işi tek başına yaptığını düşünmemesi. o, yönlendirildiğine inanıyor.
insan dışı varlıklarla yüz yüze görüştüğünü iddia etmiyor. kaçırılmalardan ya da doğrudan temaslardan bahsetmiyor. ancak, çalışmalarının daha yüksek bir güç tarafından yönlendirildiğinden kesinlikle emin.
bazen ani içgörüler yaşadığını, bilgilerin bir anda zihnine yerleştirildiğini anlatıyor. bu bilgi indirmelerinin, neredeyse imkânsız gibi görünen büyük atılımlara yol açtığını düşünüyor. bu rehberliğe tam anlamıyla güveniyor, bunun insanlığın ilerlemesine yönelik iyi niyetli bir yönlendirme olduğuna inanıyor. kendini bir sürecin parçası olarak görüyor—tarih boyunca belirli bireylerin yaşadığı bir süreç. bilim insanları, mucitler, düşünürler… hepsi keşiflere yönlendirilmiş kişiler olabilir.
bu, gizli araştırmalarda çalışan üst düzey bazı isimlerin benzer deneyimlerinden bahsetmesine oldukça benziyor. nikola tesla, srinivasa ramanujan ve hatta bazı modern havacılık ve uzay mühendisleri, en büyük fikirlerinin "başka bir yerden" geldiğini iddia etmiştir.
eğer taylor haklıysa, o zaman insan dışı zekâ, uzun zamandır belirli kişileri yönlendirerek insanlığın ilerlemesini sağlıyor demektir.
taylor’ın american cosmic içindeki rolü, elindeki bilgilerin tamamını açıklamadığını gösteriyor. bilgiyi dikkatlice kontrol ediyor, yalnızca belirli kanallar üzerinden paylaşıyor ve genel kamuoyuna doğrudan sunmuyor.
bu da şu soruyu gündeme getiriyor… taylor gerçekten bağımsız bir figür mü, yoksa organize bir açıklama sürecinin parçası mı?
eğer kontrollü bir açıklama sürecine dahilse, uap hakkındaki bilgileri dikkatlice ve belirli bir hızda serbest bırakıyor olabilir. bu, ani bir çöküşü önlemek, kopuk medeniyet stratejileriyle uyumlu bir şekilde ilerlemek ve insanlığı açıklama sonrası (post-disclosure) gerçekliğe hazırlamak için yapılabilir.
eğer açıklama süreci şimdiden başlamışsa, taylor sadece bir katılımcı değil… onu yönlendiren kişilerden biri olabilir.
timothy taylor, modern uap araştırmalarındaki en önemli isimlerden biridir.
havacılık ve uzay ile kara bütçe projelerinde en yüksek seviyelerde çalıştı.
biyoteknoloji ve sinir araştırmalarına geçiş yaptı, muhtemelen insan dışı teknolojinin biyolojik etkilerini inceledi.
insan anlayışının ötesinde bir zekâ tarafından yönlendirildiğine inanıyor.
adı ve çalışmaları kasıtlı olarak gizleniyor, bu da onun hâlâ gizli operasyonlara dahil olduğunu gösteriyor.
açıklama sürecini şekillendirenlerden biri olabilir—bilgiyi nasıl ve ne zaman paylaşacağını kontrol ediyor.
ancak en büyük soru sadece taylor hakkında değil… onu yönlendiren zekâ hakkında.
eğer taylor haklıysa, insan dışı varlıklar bizi sadece gözlemlemiyor… gelişimimize doğrudan etki ediyorlar.
ve eğer bu doğruysa, nihai soru şu:
bizi neye hazırlıyorlar?
devamı (2): https://x.com/RagtimeRyan/status/1888695167948923009
timothy taylor, american cosmic kitabında tyler d. olarak anılan kişi, havacılık ve istihbarat dünyasının gölgelerinde var olan, ancak daha soyut ve tanımlanması zor bir şeye de bağlı gibi görünen bir figür. chris bledsoe ve diana pasulka ile olan bağlantıları, onun yalnızca bir araştırmacı olmadığını gösteriyor. belki bir aracıyı, bir yönlendiriciyi ya da daha derin bir inisiyasyonu deneyimleyen birini temsil ediyor.
nasa’nın okült geçmişi sadece küçük bir dipnot değil—bu geçmiş, nasa’nın temellerine işlenmiş bir gerçeklik. jack parsons ve jpl’nin (jet propulsion laboratory) erken dönemdeki grubu, açıkça thelema ritüellerine dahil olmuştu ve bu etki hiçbir zaman tamamen yok olmadı. sadece yer altına çekildi. soru şu: taylor gibi isimler bu geleneği daha gizli bir şekilde devam mı ettiriyor?
bazı söylentilere göre taylor sadece uap araştırmalarına değil, aynı zamanda bilinç temelli araştırmalara da dahil olmuş. uzaktan izleme (remote viewing), psişik deneyler ve hatta ritüelistik temas yöntemleri gibi çalışmalarla bağlantılı olabileceği iddia ediliyor.
bunu düşündüğümüzde mantıklı gelebilir. eğer nasa veya içindeki belirli unsurlar, bilincin insan dışı zekâyı anlamanın anahtarı olduğuna inanıyorsa, o zaman taylor gibi isimler sadece havacılık uzmanları değil, aynı zamanda bu bilgiye erişimin kapı bekçileri olabilir.
bazı istihbarat çevrelerinde bu fenomenin insan niyetine, ritüellere ve değiştirilmiş bilinç durumlarına tepki verdiğine dair bir fikir dolaşıyor. bu, geleneksel “somut ufo” anlatımını aşarak çok daha eski bir şeye—okült gelenekler, mistik inisiyasyonlar ve gerçeğin daha derin bir düzeyde etkileşime girilebileceği fikriyle örtüşen bir anlayışa—yaklaştırıyor.
sonra chris bledsoe var. onun deneyimleri, standart ufo karşılaşmalarından çok farklı. zanaat değil, varlıklar. ışık varlıkları. kadın figürleri. daha çok dinsel vizyonlara benzeyen, ancak yüksek seviyeli hükümet yetkililerinin ilgisini çeken karşılaşmalar.
taylor, bledsoe’ya büyük bir ilgi gösterdi. peki neden?
onu mı yönlendiriyordu?
onu mı inceliyordu?
yoksa bledsoe’nun deneyimlerinde, zaten bildiği bir şeyin doğrulamasını mı gördü?
eğer taylor, yavaş yavaş gerçekleşen bir açıklama sürecinin (slow-drip disclosure) bir parçasıysa, o zaman bledsoe, bu sürecin aracılarından biri olabilir.
eğer bir kontrol mekanizmasının parçasıysa, o zaman hükümet, bu deneyimlerin nasıl ortaya çıktığını ve yorumlandığını yönetiyor olabilir.
eğer bir inisiyasyon sürecine dahil olan biri ise, o zaman bledsoe’nun yaşadıklarını kendi kişisel bilgileriyle eşleşen bir doğrulama olarak görmüş olabilir.
diana pasulka’nın taylor ile olan bağlantısı da işin içine başka bir boyut katıyor. american cosmic kitabında taylor, sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda bir inisiyatör gibi görünüyor.
pasulka’yı iddia edilen ufo enkazı bölgelerine götürüyor.
onu istihbarat dünyasından figürlerle tanıştırıyor.
ufo fenomenini açıkça dini bir çerçevede ele alıyor.
bu noktada, artık mesele sadece teknoloji değil, inanç haline geliyor. ve açıklama sürecindeki gerçek değişim de burada yaşanıyor.
bu artık somut uzay araçlarıyla ilgili bir mesele değil… bu, insan algısının değiştirilmesiyle ilgili. birileri, insanların bu fenomen hakkında düşünme biçimini değiştirmeye çalışıyor. belki de onları bir şeye hazırlıyorlar.
timothy taylor, havacılık içindeki sıradan bir figürden çok daha büyük bir şeyi temsil ediyor.
kontrollü bir açıklama sürecinin bir parçası olabilir.
gerçek bir arayış içinde olan biri olabilir.
bir inisiyasyon sürecine dahil olan biri olabilir.
ancak en büyük soru şudur:
açıklama gerçekten gizli gerçekleri mi ortaya çıkarıyor, yoksa algıyı mı yönetiyor?
ve eğer algıyı yönetiyorsa… hangi amaçla?
-----
not: arada yapay zekayla yapılmış birkaç tweet'i esgeçtim.
Entry kaynağını açekşi • 08.02.2025
son günlerde shawn ryan kafayı ufo konusuna taktı`:swh`. chris bledsoe, diana pasulka ve luis elizondo'yla podcast yapmış. bledsoe ve pasulka'lı bölümleri dinledim. elizondo'yu henüz dinleyemedim.
bledsoe'dan daha önce bahsetmiştim. (bkz: #159638398) kendisi tartışmalı bir isim. sürekli orb videosu çekiyor ama bu videoların bazıları spacex roketi ve iss olduğu kanıtlandı. kendisi de bildiğim kadarıyla özür diledi konuyla alakalı. ama yakın mesafeden de çok videosu var. neyse, nasa'da uzun yıllar görev almış ve diana pasulka'nın anlattığına göre havaalanlarında kontrole bile girmeden geçebilen, eli kolu çok uzun olan bir üst düzey görevli (tyler) kendisinin hikayesini araştırmak için baya aile dostu olmuş. sadece o değil, pek çok farklı ajanstan (cia, dni, vb) insanlarla konuşmuş, çalışmış bledsoe. ve kendisinin iddiası 2026 paskalyasında insanlığın yeni bir bilgiyle karşılaşacağı. bledsoe kendi hikayesine göre beyaz kıyafetli kadın görünümlü bir varlıkla iletişim halinde ve kadın sfenks'in `regulus` yıldızıyla hizaya gelmesiyle açıklıyor bu durumu. meşhur kahin `edgar cayce`'in de benzer bir kehaneti [https://x.com/digijordan/status/1886616550918250696 varmış]. seneye görüşürüz chris abi`:swh`.
(bkz: #160956031) daha önce diana pasulka'dan da bahsetmiştim. kendisi dini çalışmalar profesörü (tam karşılığı nedir bilemedim). ufo konusuyla hiçbir ilgisi yokken sonradan ufo konusuna dahil oluyor. ve dahil olduktan sonra pek çok aerospace şirketi çalışanının kendisiyle iletişime geçtiğini [https://x.com/ShawnRyan762/status/1887561900214378765 söylüyor]. nasa'nın uzay görevlerinde pek çok dini ritüele benzer ritüeller yapıldığını da anlatıyor. bu konuda çok fazla kaynak var zaten. yukarda chris bledsoe'nun aile dostu olan tyler'la beraber vatikan arşivine araştırmaya gittiklerini ve tyler'ın bu deneyimden sonra dindar biri olduğunu da anlatıyor podcast'te. daha çok fazla ilginç detay var ama neredeyse üç saatlik podcast, hepsini yazmaya üşeniyorum.
diğer haberlere de hızlıca değineyim: spielberg disclosure diye film [https://x.com/ufouapam/status/1887560698214953202 yapıyor]. kendisi ufo konusuyla yakın ilgileniyor bildiğim kadarıyla.
japon parlamentosunda partiler üstü bir ufo komisyonu kurulmuş ve resmi soruşturma talep [https://x.com/disclosureorg/status/1886524218264739876 ediliyormuş].
[https://x.com/PostDisclosure/status/1886562204897427672 şurada], david grusch'ın roswell hakkında detaylı konuşmasını dopsr'ın engellediği söyleniyor. bu neden önemli? dopsr hangi bilgilerin kamuya açıklanmasının uygun olduğuna karar veren kurum. elizondo'nun kitabı dopsr incelemesinden geçti. jay stratton'ın kitabı aynı incelemede. jake barber ve ekibi yarı kurmaca hikayelerini dopsr sürecinden geçirerek ve dopsr'ı bir nevi kandırarak neyi konuşabileceklerini öğrendiklerini söylemişti. dopsr'ın buradaki yasal bağlayıcılığını anladıysak şunu sormak lazım: eğer roswell'de bir şey yoksa dopsr grusch'a bu konuda neden izin vermedi?
fbi'ın gizli bir ufo araştırma grubu [https://x.com/MvonRen/status/1886507419368612162 varmış] ve ülke çapındaki ufo olaylarını araştırıyorlarmış.
dr. eric davis [https://x.com/AvirupM42/status/1885802094516674788 diyor] ki: başkan eisonhower'ın ufo ve non-human intelligence (allahını seven şuna türkçe bir isim bulsun) konusunu halktan gizlemek için verdiği emrin belgesini gördüm.
emekli hava kuvvetleri tuğgenerali blaine holt da uzaylıların varlığı konusundan emin ve daha fazlasının ortaya çıkacağına [https://x.com/rosscoulthart/status/1884790823729930571 inanıyor].
trump yönetimi birkaç ay önce kongrede ifade veren emekli tuğamiral tim gallaudet'le ufo konusunda [https://x.com/ChrisUKSharp/status/1887923512163115469 konuşacakmış]. uap konusuna kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşım için konuşacaklarını anlatıyor gallaudet.
son olarak, anna paulina luna diye cumhuriyetçi bir vekil var. kendisi azılı bir maga'cı, o yüzden çok güvenmiyorum fakat geçtiğimiz ufo kongrelerinde vardı ve disclosure yanlısı bir arkadaş. bu arkadaş bu hafta hükümetin halka söylediği yalanlarla ilgili çok önemli bir basın toplantısı düzenleyeceğini iddia [https://x.com/RepLuna/status/1886560711628705836 ediyor]. konu ufo mu bilmiyorum. hafta içinde görürüz.
iyi pazarlar herkese.
edit: bugün cumartesiymiş`:swh`.
Entry kaynağını aç