UFO Gündem
UFO Gündem
← Kişilere dön

KİŞİ DOSYASI / deneyim aktaran tanık

Chris Bledsoe

Tanık / experiencer

Doğrulandı

2007’de başlayan ve yıllar içinde genişleyen kişisel deneyim anlatısı

VİDEO ARŞİVİ

Bu kişiyle ilgili videolar

1 kayıt

Dosya özeti

Chris Bledsoe’nin dosyası, 2007’de Kuzey Carolina’daki Cape Fear Nehri civarında başlayan uzun süreli bir deneyim anlatısını takip ediyor. Bledsoe; ışıklar, zaman kaybı, iyileşme ve devam eden karşılaşmalar aktarıyor. Dosyanın odağında yalnızca deneyimin kendisi değil, yıllar içinde bu anlatıyla temas eden araştırmacılar, görevliler ve tanıklık zinciri de bulunuyor.

MAKALE DOSYASI

Öne çıkan başlıklar

Bu dosya; kamuya açık kayıtları, kişinin kendi ifadelerini ve açıklanmayı bekleyen başlıkları aynı akışta izler.

2007 Cape Fear River olayı

Bledsoe dosyasının başlangıç noktası, 8 Ocak 2007 gecesi Kuzey Carolina'daki Cape Fear Nehri yakınında yaşandığı bildirilen çok tanıklı olay.

  • Vaka kaydı: US10102007-0005

    Doğrulandı

    MUFON dergisinde yayımlanan saha raporu olayı; tarih, konum, hava durumu, tanıklar ve araştırmacı Steve McGee bilgileriyle birlikte kayda geçiriyor. Bu, olayın gerçekleştiği iddiasından ayrı olarak, erken dönemde resmî bir vaka dosyası oluşturulduğunu gösteriyor.

  • Beş kişinin aynı gecedeki anlatısı

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe, oğlu Chris Jr. ve üç çalışma arkadaşının nehir kenarında balık tuttuğu; karanlık çökerken farklı ışıklar ve orblar gördükleri raporlandı. Birden fazla tanığın aynı geceye bağlanan anlatısı, dosyanın en güçlü başlangıç noktası.

  • Turuncu ışıklar ve orblar

    İnceleme sürüyor

    MUFON saha raporu, ağaçların üzerinde sessizce duran ve daha sonra hareket eden büyük turuncu ışıklar tarif ediyor. Nesnelerin ne olduğu açık kalırken, gözlem ayrıntıları olayın teknik olarak yeniden incelenebilecek kısmını oluşturuyor.

  • Kayıp zaman ve eve dönüş anlatısı

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe, nehir kenarından ayrıldıktan sonra yaklaşık dört saatlik bir zaman boşluğu yaşadığını ve grubun ışıklar tarafından takip edildiğini anlatıyor. Bu bölüm, kişisel tanıklığın merkezinde; bağımsız bir ölçümden çok Bledsoe ailesinin anlatısı olarak okunmalı.

MUFON incelemesi ve fiziksel izler

Dosyanın önemli tarafı, yalnızca Bledsoe'nin anlatısından değil, sonradan yapılan saha ziyaretlerinden ve vaka raporlarından da oluşması.

  • STAR Team saha takibi

    Doğrulandı

    MUFON'un takip incelemesinde araştırmacılar nehir kıyısını, Bledsoe ailesinin evini ve olayla ilişkilendirilen alanları ziyaret etti. Rapor, tanıklarla yapılan görüşmeleri ve çevresel gözlemleri aynı dosyada topluyor.

  • Arka bahçedeki iz iddiası

    İnceleme sürüyor

    Takip raporlarında çimlerdeki dairesel izler, ağaç kabuğu ve toprak örnekleri gibi fiziksel inceleme başlıklarından söz ediliyor. Bu materyallerin niteliği, olay anlatısından ayrı bir kanıt zinciri olarak ele alınmalı.

  • Vakanın değerlendirmesi

    Doğrulandı

    MUFON saha raporu vakayı “unknown, significant, close encounter” olarak sınıflandırdı. Bu ifade olayın UAP olarak çözüldüğü anlamına gelmiyor; araştırmacıların vakayı sıradan bir gözlemden daha kapsamlı bulduğunu gösteriyor.

NASA, istihbarat ve araştırmacı temasları

Bledsoe anlatısının disclosure açısından dikkat çeken yanı, yıllar içinde farklı araştırmacı ve eski görevli çevrelerinin dosyaya ilgi gösterdiği iddiası.

  • Tim Taylor bağlantısı

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe, kitabında ve röportajlarında NASA'da çalıştığını söylediği Tim Taylor'ın 2012'den itibaren kendisiyle temas kurduğunu anlatıyor. Görüşmeler, testler ve Cape Canaveral ziyareti bu anlatı zincirinin öne çıkan parçaları; NASA'nın Bledsoe vakasını resmî olarak doğruladığı anlamına gelmiyor.

  • Hal Puthoff, John Alexander ve Jim Semivan

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe dosyası; UAP araştırmalarıyla ilgilenmiş Hal Puthoff, emekli Albay John Alexander ve eski CIA görevlisi Jim Semivan gibi isimlerle yapılan görüşmeler üzerinden genişledi. Bu temasların varlığı ayrı bir kayıt; Bledsoe'nin bütün yorumlarının doğrulandığı anlamına gelmiyor.

  • AATIP ilgisi iddiası

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe, vakanın AATIP çevresinde de incelendiğini söylemiştir. Kamuya açık dosyada bu incelemenin kapsamını gösteren tam bir resmî rapor bulunmadığı için başlık, araştırılması gereken bir bağlantı olarak tutulmalı.

Bledsoe'nin yıllar içinde anlattığı deneyimler

  • İyileşme iddiası

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe, 2007 olayının ardından uzun süredir yaşadığı sağlık sorunlarında olağanüstü bir iyileşme olduğunu söylüyor. Bu, dosyanın en çarpıcı kişisel iddialarından biri; tıbbi kayıtlar ve bağımsız değerlendirme ayrı bir araştırma başlığı.

  • Tekrarlayan ışıklar ve orblar

    İnceleme sürüyor

    Ailesi, yıllar boyunca evlerinin çevresinde farklı renklerde ışıklar ve orblar gördüğünü aktardı. Bledsoe bu görüntüleri tek bir olaydan ziyade devam eden bir fenomen olarak yorumluyor.

  • “Lady” figürü ve mesajlar

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe'nin anlatısında kadınsı bir figür ve sevgi, koruma, insanlığın geleceği temaları öne çıkıyor. Bu bölüm olay kaydından çok tanığın yorum katmanını oluşturuyor; sitede spiritüel bir hüküm olarak değil, deneyim anlatısının bir parçası olarak yer almalı.

Kitaplar ve ekran kayıtları

  • UFO of God (2023)

    Doğrulandı

    Bledsoe, 2007'den sonraki olayları, aile deneyimlerini ve araştırmacılarla temaslarını 2023 tarihli anı kitabında bir araya getirdi. Kitap birincil tanıklık kaynağıdır; dışarıdan doğrulama yerine olayların nasıl anlatıldığını gösterir.

  • Beyond Skinwalker Ranch bölümü

    Doğrulandı

    History Channel programı Bledsoe'yi ve ailesini ekrana taşıdı; bölüm, onun orbları çağırdığı iddiasını ve araştırmacıların gözlemlerini popüler bir formatta izliyor.

  • 2025–2026 röportajları

    İnceleme sürüyor

    American Alchemy ve The Why Files konuşmaları; Tim Taylor, NASA ilgisi, aile deneyimleri ve “Lady” anlatısının güncel versiyonlarını içeriyor. Bu röportajlar yeni iddiaları takip etmek için değerli, ancak büyük ölçüde Bledsoe'nin kendi aktarımına dayanıyor.

Neden önemli?

  • Çok tanıklı bir olayla başladı

    Doğrulandı

    Cape Fear River dosyası, tek bir kişinin gece gökyüzünde bir ışık görmesinden farklı olarak; aynı gece birlikte bulunan beş kişinin anlatılarıyla başladı ve MUFON saha raporlarına girdi.

  • UAP dosyası ile experiencer anlatısını birleştiriyor

    İnceleme sürüyor

    Bledsoe dosyasında nesne gözlemleri, fiziksel iz iddiaları, sağlık etkileri ve tekrarlayan temaslar aynı hikâyede buluşuyor. Bu da onu yalnızca bir görüntü vakası değil, uzun dönemli bir araştırma dosyası hâline getiriyor.

  • Kamuya açık sonraki eşik: temas kayıtları

    İnceleme sürüyor

    Dosyanın disclosure açısından en önemli sonraki adımı, NASA ve istihbarat bağlantılarının kapsamını gösteren belgeler, saha materyallerinin bağımsız analizleri ve aile tanıklarının ayrıntılı ifadeleri olacaktır.

Zaman çizelgesi

2007

İlk olay anlatısı

Bledsoe Cape Fear Nehri civarında olağandışı bir karşılaşma yaşadığını anlatıyor.

2007 sonrası

Devam eden deneyimler

Işıklar, tekrar eden karşılaşmalar ve iyileşme iddiaları içeren deneyimler aktardı.

2023

UFO of God

Kendi anlatısını kitaplaştırarak olayları kişisel ve dinî bir çerçevede yayımladı.

Tanıklıklar ve kayıtlar

İlk karşılaşma ve iyileşme

İnceleme sürüyor

Bledsoe, bir UAP karşılaşmasının kronik hastalığını iyileştirdiğini söylüyor; bu anlatı dosyanın en erken ve en kişisel tanıklık başlıklarından biri.

NASA ve istihbarat ilgisi

İnceleme sürüyor

Bilim insanları ve devlet görevlilerinin olaylarını incelediğini anlatıyor; bu temasların kapsamı yeni belge ve tanıklarla daha ayrıntılı izlenebilir.

Devam eden deneyim anlatısı

Doğrulandı

Bledsoe olaylarını Tanrı, umut ve sevgi ekseninde yorumluyor; bu yorum, tanıklık dosyasının kişisel ve kültürel boyutunu gösteriyor.

UFO Gündem entry arşivi7 kayıt

all rights rezerved • 16.12.2025

son 2-3 haftada birikenleri topluca yazıyorum. bunlarla birlikte pek çok video da var fakat ai çağında videolar ne kadar önemli, emin değilim, o yüzden paylaşmıyorum: - skywatcher'ın psionik kişilerinden j2 takma adlı arkadaş verdiği röportajda chris bledsoe'nun iletişimde olduğu "beyaz giyen kadının" disclosure'un bir parçası olduğunu düşündüğünü [https://x.com/InterstellarUAP/status/1999182559167545524 söylüyor]. kendisi de aynı kadınla birden çok kez iletişime geçmiş. kadını her gördüğümde bana net talimatlar veriyordu diyor. örneğin yumurta şeklindeki aracı nasıl komuta edebileceğini o göstermiş. farklı pek çok gezegendeki hayatları neredeyse bir slide show gibi gösterdiğini söylüyor. ne zaman bir araçla iletişim kurmaya çalışsa bu kadının ortaya çıkıp ona yardım ettiğini ve eğer bir gün araç indirmeyi başarabilirlerse, bu kadının başrolde olacağını söylüyor. - kongre üyesi tim burchett amerikan donanmasında görevli kişilerin kendisine 5-6 ayrı sualtu uap üssünden bahsettiklerini [https://x.com/AvirupM42/status/1998057369121792052 söylüyor]. - daha önce belgeseli de çekilen varginha brezilya uap olayının amerikan ve berzilyalı birinci el tanıkları 2026 başlarında bir event'te konuşacak ve devletten her şeyi anlatabilmek için güvence [https://x.com/rosscoulthart/status/1999261990167150673?s=20 isteyeceklermiş]. - geçtiğimiz sene manchester havaalanında yerin hemen üzerinde gözlemlenen objenin bir benzeri avustralya'da [https://x.com/UAPWatchers/status/2000209551748981190 görülmüş]. - stephen spielberg'ün 12 haziran 2026'da yayınlanacak "disclosure" temalı filminin reklamları çıkmaya [https://pbs.twimg.com/media/G71j0g4bYAAjuWA.jpg başlamış]. edit: [https://youtu.be/UFe6NRgoXCM?si=DUadPBa1pZxRtml0 fragmanı] da geldi. - kirsan ilyumjinov diye bir adam var. bu adam rusya federasyonuna bağlı `kalmuk özerk cumhuriyeti`'ne 17 yıl başkanlık yapmış. ayrıca uluslararası satranç federasyonu'nun da 23 sene başkanlığını yapmış bir adam. hatta kaddafi ölmeden önce çıkan videosunda kaddafi'yle satranç oynayan adam. neyse, jesse michels'e röportaj vermiş. iddialarını en sona yapıştırıyorum. röportajı dinledim fakat not tutacak zamanım olmadığı için yapay zekaya özet çıkarttım, bir kısmı yapay zekaya, bir kısmı bana ait. o kadarını hoşgörün. entry'nin bundan sonraki kısmı yalnızca bu adamın anlattıklarıyla ilgili: 1997'de moskova'daki devlet konutunda gönüllü bir kaçırılma vakası yaşıyor. balkona çıktığında, önünde yarı saydam, ışıklı bir tüp/koridor belirdiğini iddia ediyor. bilincinin tamamen açık olduğunu, uyumadığını, alkol ya da madde etkisinde olmadığını özellikle vurguluyor. bu ışıklı yapının içine kendi isteğiyle girdiğini ve bunun sıradan bir “kaçırılma” değil, davet olduğunu söylüyor. bu koridor/tüp aracılığıyla bir uzay aracına taşındığını, içeride birkaç saat geçirdiğini iddia ediyor. karşılaştığı varlıkları insana benzer, konuşmayan (telepati ile anlaşan), “sarımsı uzay giysileri” giydiklerini söylediği varlıklar olarak tanımlıyor. varlıkların ona söyledikleri kabaca şöyle: kirsan ilyumjinov, uzay aracında karşılaştığını iddia ettiği varlıkların kendisiyle kelimelerle değil, doğrudan düşünce aktarımı yoluyla iletişim kurduğunu ve insanlığa dair oldukça sert değerlendirmelerde bulunduklarını söyler. onlara neden dünya insanıyla doğrudan iletişime geçmediklerini sorduğunda, kendisine “medeniyetiniz henüz bizimle iletişim kurabilecek seviyede değil” yanıtının verildiğini, buna karşılık televizyonu, interneti ve uzay araçlarını örnek gösterdiğinde ise “karıncalarla konuşuyor musunuz?” benzetmesiyle karşılık aldığını aktarır. varlıkların, kendilerinin farklı boyutlarda yaşadığını, insanlığın şu an yalnızca “embriyonik” bir uygarlık aşamasında bulunduğunu ve evrendeki her canlının belirli gelişim evrelerinden geçmek zorunda olduğunu ilettiklerini iddia eder. insanlığın kendisi hakkında en çarpıcı mesajın ise “sizi biz yarattık” ifadesi olduğunu, bunun yalnızca insanları değil, dünya'daki yaşamın tamamını kapsadığını söylediklerini anlatır. medeniyetin bugüne kadarki en büyük sıçramasının, avlanıp çiğ et yemekten, hayvanları öldürüp pişirerek mum ışığında restoranlarda yemeye evrilmekten ibaret olduğu yönünde oldukça küçümseyici bir değerlendirme yaptıklarını aktarır. varlıkların, insanlığın hâlâ birbirini öldürdüğünü, gezegenin kendilerine emanet edilmiş doğal kaynaklarını sanayi atıklarıyla kirlettiğini, ormanları yok ettiğini ve bilimsel birikiminin büyük bölümünü silah geliştirmeye harcadığını vurguladıklarını söyler. ilyumjinov'a göre, o dönemde dünyada 100'ü aşkın silahlı çatışma yaşandığını özellikle hatırlatmış, “insan çok güzel bir varlık ama enerjisini kendini yok etmeye harcıyor” düşüncesini aktarmışlardır. bu nedenle insan uygarlığının doğal gelişim sürecine müdahale etmek istemediklerini, doğrudan temasın bu aşamada uygarlığın seyrini bozacağını düşündüklerini ifade ettiklerini belirtir. anlatımının sonunda, rus bilim insanı konstantin tsiolkovski'nin evrenin ve hatta yalnızca galaksimizin bile farklı zeki uygarlıklarla dolu olduğu yönündeki görüşlerine atıf yaparak, insanlık egosantrizmini aşmadıkça böyle bir temasın gerçekleşmesinin mümkün olmayacağını ima ettiklerini söyler. ayrıca: • insanlığın biyolojik olarak gelişmiş, ancak etik, bilinç ve kolektif olgunluk açısından çok erken bir aşamada olduğu söylenir. • insan türünün teknolojik gücünün, bilinç seviyesinin çok önünde ilerlediği ve bunun evrensel ölçekte riskli bir durum olarak görüldüğü aktarılır. • dünya'nın izole bir gezegen olmadığı, evrende yaşamın istisna değil yaygın olduğu fikri aktarılır. • modern insanlık tarihinin, anlatıldığından çok daha kısa olduğu; dünya'da insanlıktan önce gelişmiş uygarlıkların var olmuş ve yok olmuş olabileceği ima edilir. • bu uygarlıkların yok oluşunda da benzer hataların (kontrolsüz güç, çevresel yıkım, iç çatışmalar) rol oynadığı düşüncesi paylaşılır. • insanlığın şu an için açık ve resmî temas kurmaya hazır olmadığı, bu nedenle doğrudan müdahalede bulunulmadığı söylenir. • gözlem yapıldığı, ancak bunun bir sömürü ya da istiladan ziyade bekleme ve izleme amacı taşıdığı ima edilir. • temasın ancak insanlığın kendi iç çatışmalarını azaltması, gezegenle daha dengeli bir ilişki kurması ve kolektif bilinç düzeyini yükseltmesi durumunda mümkün olabileceği mesajı verilir. • tüm bu bilgilerin kelimelerle değil, doğrudan düşünce ve kavram aktarımı şeklinde iletildiğini özellikle vurgular.

Entry kaynağını aç →

all rights rezerved • 10.02.2025

kişisel tartışmalara girmemek için takla atıyorum fakat okuyanların da doğru bilgilendirilmesi lazım. luis elizondo to the stars academy'nin ortağı falan değil. to the stars academy tom delonge, hal puthoff ve jim semivan ortaklığıyla kuruldu. chris mellon ve lue elizondo bu şirketin maaşlı çalışanıydı. "milyonlarca para topladılar". hedefledikleri 50 milyon dolardı. 2018 itibariyle yalnızca 2.5 milyon dolar toplayabildiler. 2019 verisini bulamadım. çalışanlara ve yöneticilere de hisse dağıttılar ve bu hisselerin açığı toplam 37 milyon dolar. bu toplanan para değil, hisseyle yapılan ödeme açığı. atıyorum şirket yöneticilerine ve çalışanlarına maaşla beraber hisse dağıtıyor, bunların toplamı. şirket amerika'da borsa kanununa tabi, eğer iddia edilen gibi bir sahtekarlık veya dolandırıcılık olsa tom delonge'u hapiste görürdük herhalde. ayrıca ttsa iflas da etmedi, medya şirketine dönüştü. başarısız bir girişimle sahtekarlığı ayıracak kadar zekanız olsun bir zahmet. ya da varsa sahtekarlığa dair kanıtınız, gidin amerikan mahkemelerine başvurun, "dolandırılan" yatırımcılar da çok sevinir. ve asıl önemlisi, tekrar vurgulamak isterim ki, lue elizondo bu şirketin çalışanı. ortak değil, sahip değil. dolayısıyla elizondo'yu "bunlar halkı kandırıp milyon dolar vurgun yapan sahtekarlar" diye etiketlemek klasik bir `ad hominem` örneği. asıl sahtekarın kim olduğu yorumunu okuyanlara bırakalım. neyse, entry'nin ana konusuna geliyorum. timothy taylor, diana pasulka'nın american cosmic kitabında bahsettiği tyler isimli kişinin kendisi. bunu chris bledsoe açıklamıştı daha önce. timothy taylor pasulka'ya göre havaalanlarında güvenlik kontrolüne tabi olmayan, eli kolu çok uzun bir arkadaş. taylor hakkında yazılmış bir incelemenin çevirisini bırakıyorum buraya. bu sadece timothy taylor incelemesi değil, jake barber'ın açıklamalarından sonra iyice gündem olan ufo - spiritüel (veya boyutlararası) bağlantısı üzerinde de duruyor. bu sefer kendim uğraşmıyorum, doğrudan chatgpt'ye çevirtiyorum, yanlış olursa sam altman'a kızın`:swh`. ayrıca bu üç koca tweet'lik bir flood, dolayısıyla çok uzun bir entry olacak. orijinal link: https://x.com/RagtimeRyan/status/1888594193611726851 çeviri: timothy e. taylor, american cosmic adlı kitaptaki tyler karakteridir. bu kesin. kendisi bir havacılık ve uzay mühendisi, biyoteknoloji yenilikçisi ve kendi inancına göre insan dışı bir zekâ tarafından yönlendirilen biri. taylor, yalnızca tanımlanamayan hava fenomenleri’nin (uap) var olduğuna inanmakla kalmıyor… aynı zamanda daha yüksek bir gücün onu yönlendirdiğini ve insanlığın geleceğini değiştirecek keşiflere doğru ittiğini düşünüyor. onun rehberliği doğrudan sesler ya da birebir konuşmalar şeklinde gelmiyor. daha incelikli bir süreç söz konusu. bunu ani bilgi indirmeleri olarak tanımlıyor—tamamen oluşmuş fikirlerin aniden zihnine geldiği anlar. taylor, bu anlara güveniyor. bu bilgilerin insan anlayışının ötesinde bir güçten geldiğine inanıyor… bildiğimiz zaman kavramının dışından işleyen bir şeyden. ona göre bu zekâlar hayırsever, insanlığa yardım ediyor ve tarih boyunca zamanı geldiğinde yeni fikirler ve içgörüler ekerek gelişimi yönlendiriyorlar. timothy taylor kariyerine nasa’nın kennedy uzay merkezi’nde başladı. burada 40’tan fazla nasa uzay misyonunda ve 80’den fazla abd savunma bakanlığı’nın askeri uzay operasyonunda görev aldı. ancak yaptığı iş sıradan bir havacılık ve uzay mühendisliği çalışması değildi. uzmanlığı, en gizli ve bölümlere ayrılmış uzay uçuşu alanlarından biri olan gizli yük operasyonlarıydı. yük operasyonları genellikle uyduların, gözetleme sistemlerinin ve deneysel teknolojilerin yörüngeye yerleştirilmesini içerir. ancak çok gizli görevlerde, resmi olarak var olmayan kara bütçe projelerinin test edilmesi ve fırlatılması söz konusu olabilir. bu tür görevler, gelişmiş itki sistemleri, yüksek enerjili deneyler ve hatta muhtemelen tersine mühendislik uygulanmış araçların sessizce yörüngeye yerleştirilmesini içerir. taylor, ayrıca space shuttle challenger kazasının soruşturmasına da katıldı. bu, onu gizli havacılık ve uzay başarısızlıklarını inceleyen üst düzey analistlerle birlikte çalışma konumuna getirdi. bu tür soruşturmalar, standart havacılık bilgilerini aşan bilgilere erişim sağlayabilir. taylor’ın son derece gizli bir itki araştırma projesinde yer aldığına dair bazı raporlar bulunuyor. bu projelerin, geleneksel fiziği aşan enerji sistemleriyle ilgili olabileceği öne sürülüyor. bazı içerdekiler, taylor’ın bilinmeyen kaynaklardan elde edilen egzotik malzemelere maruz kaldığını düşünüyor. eğer bu doğruysa, sonrasında yaşananlar da anlam kazanıyor. yıllar süren havacılık ve uzay çalışmalarının ardından taylor beklenmedik bir hamle yaptı—uzay sektörünü bırakarak biyomedikal araştırmalara yöneldi. endius, ınc. adlı şirketi kurdu ve omurga cerrahisinde yenilikçi çalışmalar yaptı. beyin arayüzleri, omurga implantları ve cerrahi araçlarla ilgili 13 patente sahip. ilk bakışta bu tamamen farklı bir kariyer gibi görünebilir. ancak kara bütçe araştırmalarının nasıl işlediğini bilenler için bu oldukça tanıdık bir modeldir. üst düzey havacılık araştırmacılarının, bilinç, enerji sistemleri veya biyolojik geliştirmelerle ilgili çalışmalar yaptıklarında biyoteknoloji ve sinir arayüzleri alanına geçiş yapmaları oldukça yaygındır. eğer taylor insan dışı bir teknolojiye erişmişse, biyoteknolojiye geçiş yapması onun bu teknolojinin insan vücudu ile nasıl etkileşime geçtiğini araştırdığını gösterebilir. egzotik malzemelerin biyomedikal uygulamalarına dair gizli araştırmaların, özellikle biliş, sinirsel gelişim ve uzun ömürlülük ile ilgili alanlarda yoğunlaştığına dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. taylor’ın biyoteknoloji çalışmaları, sadece cerrahi veya tıbbi implantlardan çok daha fazlasını araştırdığını gösteriyor. ileri teknoloji ve insan biyolojisinin kesişim noktasını inceliyordu—muhtemelen gizli havacılık projelerinden elde ettiği bilgilerle. eğer gerçekten insan dışı bir zekâ tarafından yönlendiriliyorsa, bu kariyer değişimi aslında bir değişim değil… daha büyük bir sürecin bir sonraki adımıydı. timothy taylor, tanınmış bir figür olmalıydı. nasa ve abd savunma bakanlığı’nın en önemli projelerinde çalıştı, büyük biyomedikal yeniliklere imza attı ve insan anlayışının ötesinde bir şey tarafından doğrudan yönlendirildiğini iddia ediyor. yine de neredeyse kimse onun adını bilmiyor. devamı (1): https://x.com/RagtimeRyan/status/1888598468580491546 onun çevrimiçi aramalardaki varlığı son derece sınırlıdır; çalışmalarına yalnızca küçük referanslar bulunabilir. uap (tanımlanamayan hava fenomenleri) ve kara bütçe araştırmaları çevrelerindeki tartışmalar sıklıkla sansürlenir veya kaldırılır. diğer havacılık ve uzay sektörü içeriden gelen isimlerin aksine, halka açık açıklamalar yapan kişiler arasında yer almaz—bu da çalışmalarının hâlâ gizli ve hassas olduğunu düşündürmektedir. bu durum, kopuk medeniyet (breakaway civilization) modeli ile örtüşmektedir—bazı bireylerin kamuoyunun göremeyeceği bir alanda çalışarak, resmî olarak var olmayan bilgi ve teknolojilere sahip olması. taylor’ın hareketleri, onun hâlâ devam eden gizli projelerle bağlantılı olduğunu gösteriyor. taylor’ın hikâyesindeki en önemli noktalardan biri, bu işi tek başına yaptığını düşünmemesi. o, yönlendirildiğine inanıyor. insan dışı varlıklarla yüz yüze görüştüğünü iddia etmiyor. kaçırılmalardan ya da doğrudan temaslardan bahsetmiyor. ancak, çalışmalarının daha yüksek bir güç tarafından yönlendirildiğinden kesinlikle emin. bazen ani içgörüler yaşadığını, bilgilerin bir anda zihnine yerleştirildiğini anlatıyor. bu bilgi indirmelerinin, neredeyse imkânsız gibi görünen büyük atılımlara yol açtığını düşünüyor. bu rehberliğe tam anlamıyla güveniyor, bunun insanlığın ilerlemesine yönelik iyi niyetli bir yönlendirme olduğuna inanıyor. kendini bir sürecin parçası olarak görüyor—tarih boyunca belirli bireylerin yaşadığı bir süreç. bilim insanları, mucitler, düşünürler… hepsi keşiflere yönlendirilmiş kişiler olabilir. bu, gizli araştırmalarda çalışan üst düzey bazı isimlerin benzer deneyimlerinden bahsetmesine oldukça benziyor. nikola tesla, srinivasa ramanujan ve hatta bazı modern havacılık ve uzay mühendisleri, en büyük fikirlerinin "başka bir yerden" geldiğini iddia etmiştir. eğer taylor haklıysa, o zaman insan dışı zekâ, uzun zamandır belirli kişileri yönlendirerek insanlığın ilerlemesini sağlıyor demektir. taylor’ın american cosmic içindeki rolü, elindeki bilgilerin tamamını açıklamadığını gösteriyor. bilgiyi dikkatlice kontrol ediyor, yalnızca belirli kanallar üzerinden paylaşıyor ve genel kamuoyuna doğrudan sunmuyor. bu da şu soruyu gündeme getiriyor… taylor gerçekten bağımsız bir figür mü, yoksa organize bir açıklama sürecinin parçası mı? eğer kontrollü bir açıklama sürecine dahilse, uap hakkındaki bilgileri dikkatlice ve belirli bir hızda serbest bırakıyor olabilir. bu, ani bir çöküşü önlemek, kopuk medeniyet stratejileriyle uyumlu bir şekilde ilerlemek ve insanlığı açıklama sonrası (post-disclosure) gerçekliğe hazırlamak için yapılabilir. eğer açıklama süreci şimdiden başlamışsa, taylor sadece bir katılımcı değil… onu yönlendiren kişilerden biri olabilir. timothy taylor, modern uap araştırmalarındaki en önemli isimlerden biridir. havacılık ve uzay ile kara bütçe projelerinde en yüksek seviyelerde çalıştı. biyoteknoloji ve sinir araştırmalarına geçiş yaptı, muhtemelen insan dışı teknolojinin biyolojik etkilerini inceledi. insan anlayışının ötesinde bir zekâ tarafından yönlendirildiğine inanıyor. adı ve çalışmaları kasıtlı olarak gizleniyor, bu da onun hâlâ gizli operasyonlara dahil olduğunu gösteriyor. açıklama sürecini şekillendirenlerden biri olabilir—bilgiyi nasıl ve ne zaman paylaşacağını kontrol ediyor. ancak en büyük soru sadece taylor hakkında değil… onu yönlendiren zekâ hakkında. eğer taylor haklıysa, insan dışı varlıklar bizi sadece gözlemlemiyor… gelişimimize doğrudan etki ediyorlar. ve eğer bu doğruysa, nihai soru şu: bizi neye hazırlıyorlar? devamı (2): https://x.com/RagtimeRyan/status/1888695167948923009 timothy taylor, american cosmic kitabında tyler d. olarak anılan kişi, havacılık ve istihbarat dünyasının gölgelerinde var olan, ancak daha soyut ve tanımlanması zor bir şeye de bağlı gibi görünen bir figür. chris bledsoe ve diana pasulka ile olan bağlantıları, onun yalnızca bir araştırmacı olmadığını gösteriyor. belki bir aracıyı, bir yönlendiriciyi ya da daha derin bir inisiyasyonu deneyimleyen birini temsil ediyor. nasa’nın okült geçmişi sadece küçük bir dipnot değil—bu geçmiş, nasa’nın temellerine işlenmiş bir gerçeklik. jack parsons ve jpl’nin (jet propulsion laboratory) erken dönemdeki grubu, açıkça thelema ritüellerine dahil olmuştu ve bu etki hiçbir zaman tamamen yok olmadı. sadece yer altına çekildi. soru şu: taylor gibi isimler bu geleneği daha gizli bir şekilde devam mı ettiriyor? bazı söylentilere göre taylor sadece uap araştırmalarına değil, aynı zamanda bilinç temelli araştırmalara da dahil olmuş. uzaktan izleme (remote viewing), psişik deneyler ve hatta ritüelistik temas yöntemleri gibi çalışmalarla bağlantılı olabileceği iddia ediliyor. bunu düşündüğümüzde mantıklı gelebilir. eğer nasa veya içindeki belirli unsurlar, bilincin insan dışı zekâyı anlamanın anahtarı olduğuna inanıyorsa, o zaman taylor gibi isimler sadece havacılık uzmanları değil, aynı zamanda bu bilgiye erişimin kapı bekçileri olabilir. bazı istihbarat çevrelerinde bu fenomenin insan niyetine, ritüellere ve değiştirilmiş bilinç durumlarına tepki verdiğine dair bir fikir dolaşıyor. bu, geleneksel “somut ufo” anlatımını aşarak çok daha eski bir şeye—okült gelenekler, mistik inisiyasyonlar ve gerçeğin daha derin bir düzeyde etkileşime girilebileceği fikriyle örtüşen bir anlayışa—yaklaştırıyor. sonra chris bledsoe var. onun deneyimleri, standart ufo karşılaşmalarından çok farklı. zanaat değil, varlıklar. ışık varlıkları. kadın figürleri. daha çok dinsel vizyonlara benzeyen, ancak yüksek seviyeli hükümet yetkililerinin ilgisini çeken karşılaşmalar. taylor, bledsoe’ya büyük bir ilgi gösterdi. peki neden? onu mı yönlendiriyordu? onu mı inceliyordu? yoksa bledsoe’nun deneyimlerinde, zaten bildiği bir şeyin doğrulamasını mı gördü? eğer taylor, yavaş yavaş gerçekleşen bir açıklama sürecinin (slow-drip disclosure) bir parçasıysa, o zaman bledsoe, bu sürecin aracılarından biri olabilir. eğer bir kontrol mekanizmasının parçasıysa, o zaman hükümet, bu deneyimlerin nasıl ortaya çıktığını ve yorumlandığını yönetiyor olabilir. eğer bir inisiyasyon sürecine dahil olan biri ise, o zaman bledsoe’nun yaşadıklarını kendi kişisel bilgileriyle eşleşen bir doğrulama olarak görmüş olabilir. diana pasulka’nın taylor ile olan bağlantısı da işin içine başka bir boyut katıyor. american cosmic kitabında taylor, sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda bir inisiyatör gibi görünüyor. pasulka’yı iddia edilen ufo enkazı bölgelerine götürüyor. onu istihbarat dünyasından figürlerle tanıştırıyor. ufo fenomenini açıkça dini bir çerçevede ele alıyor. bu noktada, artık mesele sadece teknoloji değil, inanç haline geliyor. ve açıklama sürecindeki gerçek değişim de burada yaşanıyor. bu artık somut uzay araçlarıyla ilgili bir mesele değil… bu, insan algısının değiştirilmesiyle ilgili. birileri, insanların bu fenomen hakkında düşünme biçimini değiştirmeye çalışıyor. belki de onları bir şeye hazırlıyorlar. timothy taylor, havacılık içindeki sıradan bir figürden çok daha büyük bir şeyi temsil ediyor. kontrollü bir açıklama sürecinin bir parçası olabilir. gerçek bir arayış içinde olan biri olabilir. bir inisiyasyon sürecine dahil olan biri olabilir. ancak en büyük soru şudur: açıklama gerçekten gizli gerçekleri mi ortaya çıkarıyor, yoksa algıyı mı yönetiyor? ve eğer algıyı yönetiyorsa… hangi amaçla? ----- not: arada yapay zekayla yapılmış birkaç tweet'i esgeçtim.

Entry kaynağını aç →

all rights rezerved • 08.02.2025

son günlerde shawn ryan kafayı ufo konusuna taktı`:swh`. chris bledsoe, diana pasulka ve luis elizondo'yla podcast yapmış. bledsoe ve pasulka'lı bölümleri dinledim. elizondo'yu henüz dinleyemedim. bledsoe'dan daha önce bahsetmiştim. (bkz: #159638398) kendisi tartışmalı bir isim. sürekli orb videosu çekiyor ama bu videoların bazıları spacex roketi ve iss olduğu kanıtlandı. kendisi de bildiğim kadarıyla özür diledi konuyla alakalı. ama yakın mesafeden de çok videosu var. neyse, nasa'da uzun yıllar görev almış ve diana pasulka'nın anlattığına göre havaalanlarında kontrole bile girmeden geçebilen, eli kolu çok uzun olan bir üst düzey görevli (tyler) kendisinin hikayesini araştırmak için baya aile dostu olmuş. sadece o değil, pek çok farklı ajanstan (cia, dni, vb) insanlarla konuşmuş, çalışmış bledsoe. ve kendisinin iddiası 2026 paskalyasında insanlığın yeni bir bilgiyle karşılaşacağı. bledsoe kendi hikayesine göre beyaz kıyafetli kadın görünümlü bir varlıkla iletişim halinde ve kadın sfenks'in `regulus` yıldızıyla hizaya gelmesiyle açıklıyor bu durumu. meşhur kahin `edgar cayce`'in de benzer bir kehaneti [https://x.com/digijordan/status/1886616550918250696 varmış]. seneye görüşürüz chris abi`:swh`. (bkz: #160956031) daha önce diana pasulka'dan da bahsetmiştim. kendisi dini çalışmalar profesörü (tam karşılığı nedir bilemedim). ufo konusuyla hiçbir ilgisi yokken sonradan ufo konusuna dahil oluyor. ve dahil olduktan sonra pek çok aerospace şirketi çalışanının kendisiyle iletişime geçtiğini [https://x.com/ShawnRyan762/status/1887561900214378765 söylüyor]. nasa'nın uzay görevlerinde pek çok dini ritüele benzer ritüeller yapıldığını da anlatıyor. bu konuda çok fazla kaynak var zaten. yukarda chris bledsoe'nun aile dostu olan tyler'la beraber vatikan arşivine araştırmaya gittiklerini ve tyler'ın bu deneyimden sonra dindar biri olduğunu da anlatıyor podcast'te. daha çok fazla ilginç detay var ama neredeyse üç saatlik podcast, hepsini yazmaya üşeniyorum. diğer haberlere de hızlıca değineyim: spielberg disclosure diye film [https://x.com/ufouapam/status/1887560698214953202 yapıyor]. kendisi ufo konusuyla yakın ilgileniyor bildiğim kadarıyla. japon parlamentosunda partiler üstü bir ufo komisyonu kurulmuş ve resmi soruşturma talep [https://x.com/disclosureorg/status/1886524218264739876 ediliyormuş]. [https://x.com/PostDisclosure/status/1886562204897427672 şurada], david grusch'ın roswell hakkında detaylı konuşmasını dopsr'ın engellediği söyleniyor. bu neden önemli? dopsr hangi bilgilerin kamuya açıklanmasının uygun olduğuna karar veren kurum. elizondo'nun kitabı dopsr incelemesinden geçti. jay stratton'ın kitabı aynı incelemede. jake barber ve ekibi yarı kurmaca hikayelerini dopsr sürecinden geçirerek ve dopsr'ı bir nevi kandırarak neyi konuşabileceklerini öğrendiklerini söylemişti. dopsr'ın buradaki yasal bağlayıcılığını anladıysak şunu sormak lazım: eğer roswell'de bir şey yoksa dopsr grusch'a bu konuda neden izin vermedi? fbi'ın gizli bir ufo araştırma grubu [https://x.com/MvonRen/status/1886507419368612162 varmış] ve ülke çapındaki ufo olaylarını araştırıyorlarmış. dr. eric davis [https://x.com/AvirupM42/status/1885802094516674788 diyor] ki: başkan eisonhower'ın ufo ve non-human intelligence (allahını seven şuna türkçe bir isim bulsun) konusunu halktan gizlemek için verdiği emrin belgesini gördüm. emekli hava kuvvetleri tuğgenerali blaine holt da uzaylıların varlığı konusundan emin ve daha fazlasının ortaya çıkacağına [https://x.com/rosscoulthart/status/1884790823729930571 inanıyor]. trump yönetimi birkaç ay önce kongrede ifade veren emekli tuğamiral tim gallaudet'le ufo konusunda [https://x.com/ChrisUKSharp/status/1887923512163115469 konuşacakmış]. uap konusuna kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşım için konuşacaklarını anlatıyor gallaudet. son olarak, anna paulina luna diye cumhuriyetçi bir vekil var. kendisi azılı bir maga'cı, o yüzden çok güvenmiyorum fakat geçtiğimiz ufo kongrelerinde vardı ve disclosure yanlısı bir arkadaş. bu arkadaş bu hafta hükümetin halka söylediği yalanlarla ilgili çok önemli bir basın toplantısı düzenleyeceğini iddia [https://x.com/RepLuna/status/1886560711628705836 ediyor]. konu ufo mu bilmiyorum. hafta içinde görürüz. iyi pazarlar herkese. edit: bugün cumartesiymiş`:swh`.

Entry kaynağını aç →

all rights rezerved • 22.01.2025

"21. yüzyılın cahilleri okuma yazma bilmeyenler değil, öğrenmeyen, öğrendiği yanlışlardan vazgeçmeyen ve yeniden öğrenmeyenler olacak" - `alvin toffler` gelişmeleri mümkün olduğunca kişisel yorum katmadan aktarmaya çalışıyorum ve karşılığında kişisel hakaretler alıyorum. gerçi konuyu anlatan generaller, profesörler, pilotlar, filozoflar, gazeteciler hakaret alıyorsa ben de alacağım tabi`:swh`. kişisel tartışmalara girmeyeceğim. fakat şu psionik konusunda biraz kişisel görüş aktarmak istiyorum. lafım dogmatik emmilere değil. açık görüşlü olan ve konuyu gerçekten merak edenlere konunun yeni olmadığını anlatmak istiyorum. bu konuda şimdilik daha fazla yazmayı düşünmüyorum. tek seferlik bir entry olacak. önümüzdeki günlerde kişisel görüşlerimi minimuma indirerek yine gelişmeleri yazmaya çalışacağım. jake barber'ın röportajında bahsettiği telepatik iletişim ilk kez konuşulmuyor. daha önce chris bledsoe olayında (bkz: #159638398), michael p. masters'ın başına gelen hikayede (bkz: #166683415) ve geriye doğru gittiğimizde pek çok uap (ufo) karşılaşmasında bahsedilen bir fenomen. geçtiğimiz aylarda dünyayı sallayan ve podcastlerde birinci sıraya oturan the telepathy tapes'i dinlemenizi tavsiye ederim. özetle, konuşamayan otistik bazı bireylerin telepati yoluyla iletişim kurabildiğini iddia ediyor. testler laboratuvar ortamında yapılmamış tabi ama bize bir şeyi gösteriyor: telepati mümkün olabilir. `david grusch` buraya gelen medeniyet her neyse, başka gezegenlerden değil, başka boyutlardan geliyor olabilir demişti. `jacques vallee` de benzer bir hipotezi savunuyor. `bernardo kastrup` bizim gezegenimizde (belki de yer altında) yaşayan ve bilincimizle bir şekilde iletişime geçen bir tür olabileceğini (bkz: #160447689) yazmıştı. michael p masters ve harvard'lı iki akademisyen geçtiğimiz sene benzer bir makale [https://www.researchgate.net/publication/381405238_The_cryptoterrestrial_hypothesis_A_case_for_scientific_openness_to_a_concealed_earthly_explanation_for_Unidentified_Anomalous_Phenomena yayınladılar]. `donald hoffman`, bernardo kastrup, `robert lanza`, `david bohm`, thomas campbell gibi isimler maddenin bilinci değil, bilincin maddeyi yarattığını farklı farklı hipotezlerle öne sürüyor. bunlara `bruce greyson` öncülüğünde, yaşanan yüzlerce (belki de binlerce) `ölüme yakın deneyim`in incelendiği virginia üniversitesi [https://med.virginia.edu/perceptual-studies/our-research/near-death-experiences-ndes/ araştırmasını] ekleyin. son olarak dmt, ayahuasca gibi saykedelik maddelerin etkisi altında ortak deneyim yaşayan insanları da düşünün. [https://youtu.be/nHLpB38LNg4?si=_rwjKfVmbWEzXi_3 şurada] küçük bir örneğini görebilirsiniz fakat bununla ilgili raporlanan pek çok örnek var. bütün bunlar bize bilincin beynin ürettiği bir fenomen (olmadığını değil) olmayabileceğini gösteriyor. eğer bilinç benim beynime ait bir üretim değil de bazı hipotezlerde öne sürüldüğü gibi fundamentalsa, yani evrenin temeliyse başka bir varlığın benimle telepatik iletişim kurması çok da olasılıksız olmasa gerek. farkındayım, bu yazdıklarım materyalist yaklaşımla çelişiyor. "cinler-periler, dinciler, taliban" diye saldırıp geçebilirsiniz. ya da açık görüşlüyseniz kendi araştırmanızı yapıp tavşan deliğine ne kadar derin dalmak istediğinize karar verebilirsiniz. şuna emin olun, uap konusunda bundan sonra da bildiğimiz fizik kurallarını ve bilinç yaklaşımını sarsacak pek çok şey okuyacak ve duyacaksınız. jake barber'ın röportajı sonrasında forumlarda ve twitter'da pek çok kişi bu bilgilerin bu kadar hızlı ve açık konuşulmasının doğru olup olmadığını tartışıyor. insanlar bizim dışımızda zeki bir medeniyetin varlığını kabul etmeye bile tam hazır değilken çok daha temel kabulleri sorgulatmak ne kadar doğru, tartışılır. fakat istediğimiz, bilinen her şeyin açığa çıkması, tam disclosure'sa, kabul etmekte zorlanacağımız bilgileri objektif ve açık görüşlü bir perspektifle değerlendirmeye hazır olmamız gerek diye düşünüyorum. son olarak konudan biraz dışarı çıkıyorum: news nation jake barber'ın iki buçuk saatlik röportajının tamamını ve onun takım arkadaşı fred baker'ın röportajını yayınlayacak sanırım önümüzdeki günlerde. bu videolar geldikçe buradan aktaracağım.

Entry kaynağını aç →

all rights rezerved • 24.06.2024

bir süredir yazamıyorum ama paralelde pek çok gelişme oluyor. birkaç tanesini yazayım: - `mufon` diye bir örgüt var, ufo konusunu araştıran gönüllüler topluluğu gibi bir şey. chris bledsoe da ilk onlarla konuşmuştu. bu topluluğun medya direktörü geçtiğimiz günlerde bir podcast'e katıldı ve ellerinde çok acayip fotoğraflar olduğunu [https://x.com/covertress/status/1804590091509076036 iddia etti]. ben videoyu izlemedim ama 13 temmuz'da bir konferansta halka açıklayacaklarmış sanırım. - hepimizin dalga geçtiği, şüpheyle baktığı `nazca` mumyaları vardı, hatırlarsıınız. pastasını falan yaptılar. işte o mumyaların kemik incelemesi yapılıyor. üç farklı türe ait mumya olduğu söyleniyor. herkes gibi bu mumyalara oldukça şüpheyle yaklaşan, fakat "araştırmaları bekleyelim" diyen `garry nolan` tomografi inceleme sonuçlarından çok etkilenmiş [https://x.com/andadsson/status/1804975145070514670 görünüyor]. işin başındaki dr. richard connor "aslında bunlar mumya değil, ceset. ne iş yaradıklarını henüz anlayamadığımız pek çok iç organ var" diyor. ayrıca bu cesetler içinde birtakım implantlar bulunuyor. garry nolan'a göre bu implantlar, yapay zekayla ancak yapılmış olabilir, bizim gen bilgimizi oldukça aşıyor. (garry nolan'ın kanser - gen araştırma şirketi olduğunu unutmayın). garry nolan yine de çıkarımdan kaçınıyor. "bırakın bilim konuşsun" diye güzel bir not [https://x.com/GarryPNolan/status/1805013041458913397 bırakmış]. - bu ay içinde harvard ve montana üniversitesinden araştırmacılar cryptoterrestrial teorisi hakkında bir paper [https://www.researchgate.net/publication/381405238_The_cryptoterrestrial_hypothesis_A_case_for_scientific_openness_to_a_concealed_earthly_explanation_for_Unidentified_Anomalous_Phenomena yayınladılar]. cryptoterrestrial şu demek: bu varlıklar buradalar. okyanus altında, toprak altında, ayda, ya da yanıbaşımızda bizden gizleniyorlar. tabi ki bu sadece bir hipotez. uzun uzun açıklamışlar, merak eden okusun. - bir de yavaş ilerleyen ya da küçük gelişmelerden bahsedeyim. amerika'da gündem tabi ki seçim ama geçen sene baltalanan disclosure yasa tasarısının versiyon 2'si üzerinde çalışıldığı konuşuluyor. bunun yanında hala yeni whistleblower'ların çıkması bekleniyor. fakat karl nell, luis elizondo, david grusch ciddi karşı saldırılar ve tehditler aldıklarını söylüyorlar. bu yasa çıkmadan, ufo programlarında direkt çalışmış whistleblower'ların çıkması zor gibi. öte yandan lue elizondo'nun yazdığı ve uzun zamandır savunma bakanlığının incelemesinden geçen kitabı ağustos'ta çıkıyor. o kitapta da yeni bilgiler elde edeceğimizi düşünüyorum. güncel gelişmeler oldukça yazmaya devam edeceğim.

Entry kaynağını aç →

all rights rezerved • 25.01.2024

sean kirkpatrick'in ne mal olduğunu daha önce yazmıştım. bu süreçte de pentagon sözcüsünün kuklası gibi dolaştığı görüntüler falan çıktı, umursamadım açıkçası. sadece chris mellon'ın tweet'ini paylaşayım, meraklıysanız linkedin'de nasıl yerle bir edildiğini de araştırabilirsiniz: https://twitter.com/ChrisKMellon/status/1750294265597428216 bu arada, çok güvenmediğim hesaplardan önümüzdeki haftalarda ufo konusunda çok önemli gelişmeler olacağı yazılıyor. nedir bilmiyorum ama kanıt gelecek diyen de var. fake olabilir, bekleyelim görelim. diana pasulka bir din bilim profesörü. "ufo dini" deniyor ya hani, bu ablamız da ufo konusunu 2012'de kesinlikle dini bir olgu olarak incelemeye başlamış ve "yalan bunlar yea" diye konuya dalmış. yukardaki zeki arkadaş gibi ama farkı bu işin profesörü olması. işte o diana pasulka, bu işe nasıl girdiğini, girdikten sonra başına gelenleri, öğrendiklerinin tüm düşündüklerini nasıl değiştirdiğini anlatıyor joe rogan'a konuk olduğu son podcast'te. mutlaka ama mutlaka dinleyin derim. ingilizce bilmeyenler veya üşenenler için bir kısmını not olarak aşağıda yazacağım. pasulka'nın konuyla ilgili güncel bir kitabı var, okumadım henüz. tyler adını verdiği, space force'ta çalışan ve onlarca patenti olan bir adamdan bahsediyor (hatta chris bledsoe geçtiğimiz aylarda yaptığı podcast'te tyler'ın kimliğini açıklamıştı ama şu an hatırlamıyorum. edit: [https://theorg.com/org/vivex-biologics/org-chart/tim-taylor buldum].). tyler, pasulka'yı bu işin içine sokmuş. mexico city'de en az 4 "crash" olduğunu söylüyormuş. ele geçirilen araçların kaza değil, donation (bağış) gibi bir şey olduğunu düşünüyorlarmış. tyler, pasulka ve`garry nolan` bu lokasyona gitmişler. tyler yolun bir yerinde diğer ikisinin gözlerini bağlamış izin alarak. tyler'ın elinde bu "metamaterial" denen metalleri tespit edecek özel bir dedektör varmış. ve arazi molozla kaplıymış. pasulka'nın dediğine göre hükümet 50'lerde orayı bir nevi saklamak için moloz yığmış. bu üçlü yerin biraz altında gerçekten bu metamaterial'lerden bulmuşlar. dönüş yolunda havaalanında bu materyallerin tespit edildiğini ve yine de izin verildiğini de anlatıyor pasulka. bu izni "konu hakkında farklı bilim insanlarının görüşlerine ihtiyaç var, o yüzden izin veriyorlar" şeklinde açıklıyor. bu arada tyler bu işleri kendi insiyatifiyle yapmıyor. hem pasulka hem de nolan'ın kaza alanı ziyareti için resmi izin alınmış. sol foundation'ın kasım ayındaki konferansına da katılmış pasulka. ve orada konuşulanlardan biri "bu işi gizli-yalıtılmış (siloed) tutamayız, çok çok önemli bir konu ve en iyi beyinlere ihtiyacımız var". buldukları metallerden biri metal bir kurbağa derisini andırıyormuş. bükülebiliyor, sıkıştırılabiliyor fakat hemen eski halini alıyor (roswell için de benzer bir materyalden bahsediliyordu). tyler'la pasulka çalışmaya devam etmiş. beraber vatikan'a gitmişler ve vatikan'ın uzay gözlemevi arşivine davet edilmişler. orada birçok araştırma yapmış ve geçmişte dini pek çok olayın aslında ufo'larla bağlantısı olduğunu görmüş. bu noktada joe rogan "olay o kadar karışık ki, aslında ufo dediğimiz belki de melekler ve şeytanlar" diyor. dmt'den, mantarlardan vs bahsediyorlar. pasulka da reddediyor. "evet, bu karşılaşmalar o zamanlar da garipti, şimdi de garip. o zaman melek ve şeytan gibi tabirler kullanılmış ama bizim buna ihtiyacımız yok. bizim farklı bir dil kullanmamız lazım. örneğin washington üni'de bir insanın beyin dalgalarını inceleyerek o insanın neye baktığını ortaya çıkarabiliyorlar. ve modern zamanda hristiyanlığın hikayesine çok benzer karşılaşmalar oluyor. bu ikisini birleştirdiğiniz zaman bence biz bir teknolojiyle karşı karşıyayız. dmt'de olduğu gibi, daha yolun çok çok başındayız." pasulka kitabında apollo 10 astronotlarının "uzay müziği" duyduğunu söylüyor. çok garip olduğu için raporlanmamış. ama videosu var. video aslında apollo 10 görüntüsü ama üzerine ses kaydını koymuşlar. ne olduğunu bilmiyoruz diyor, fakat astronotlar artık bunun için de eğitiliyor. uzaya gidenler çok farklı deneyimler yaşıyor. ama mental olarak sağlıklı olmak zorundalar. o yüzden her şeyi raporlamıyorlar diyor. örnek olarak da yaşadıkları [https://en.wikipedia.org/wiki/Cosmic_ray_visual_phenomena flaş deneyimini] vermiş. ancak kendi aralarında hep beraber karar verdikleri gariplikleri paylaşıyorlar diyor. hep beraber raporlarsak mental problemli damgası yemeyiz diye düşünüyor astronotlar. üstlerine bazı olayları teknik olarak açıklarken, yakınlarına "bu şey her neyse bana bakıyor gibiydi" gibi subjektif açıklamalar yapıyorlar. joe rogan pasulka'ya sence bu ufolar ne diye soruyor. pasulka da çok uzun zamandır burada ve bizimle iletişime geçen bir fenomen diyor. rogan fiziksel objeleri sorduğunda ise "tamamen bilimdışı kendi yorumum, boyutlararası araçlar olduğu" diyor. bilmiyorum nasıl bir teknoloji olduğunu ama hükümetin bilimadamları biliyor ve `disclosure` hareketinin bir amacı da aslında bu teknolojiyi outsource etmek, dışarıya açmak. grusch'ın iddialarını soruyor rogan. "biologics demesi çok şaşırttı beni çünkü tyler da hep biologics diye bahsederdi" diyor. "benim grusch gibi clearance'ım yok, dolayısıyla insanların bana söylediklerini açıklayabilirim. bana da pek çok kişi bütün halinde araçlara sahip olduğumuzu söyledi". bob lazar'ı sorunca "geçmişinde flu alanlar var, biliyorum ama konuştuğum pek çok insan onun söylediklerinin doğru olduğunu söylüyor" diyor ve ekliyor: geçmişi biraz flu olan ve çabucak itibarsızlaştırılabilecek insanlara bir şeyler gösterildiği veya bilgi verildiği çok fazla durum var (geçmişi fetöcü olup kritik görevlere atanan insanları düşünün). rogan: bu şeylerin bazıları farklı gezegenden olabilir mi? pasulka: bilmiyorum ama kesinlikle uzaylı ihtimalini elemiyorum. ikisi de hem boyutlararası hem de gezegenler arası olduğu konusunda hemfikir. pasulka diyor ki (aslında söylememesi gereken bir şeyi söylüyor anladığım kadarıyla) dünya'da crash retrieval varsa aslında uzayda da var diyor. rogan: neden bu bilgiler sızdırılıyor sence şimdi? pasulka: iki görüşüm var bu konu hakkında. çin artık uzayda. bundan önce biz ve rusya vardık ve beraberdik aslında. pek çok konuda düşmandık ruslarla ama uzayda beraberdik, ortak ekipmanları kullandık, beraber hareket ettik. ve sırları da beraber sakladık. fakat şimdi başka ülkeler de uzaya çıkıyor ve orada ne varsa artık diğerleri de biliyor olacak. ve bunun bir kısmı bu fenomenle alakalı. bu yüzden acele ediliyor olabilir. uzun süre sır olarak kalmayacak, o yüzden hikayenin yönünü belirlemeye çalışıyorlar diyor. rogan: umutlu musun konu hakkında? pasulka: korkuyorum çünkü çok kötü şeyler yapılabiliyor insanlara ve bu artacak diye korkuyorum. umutluyum çünkü çok fazla kişi "uyanıyor". not: konular dağınık ve özensiz olabilir, dinlerken yazdım. açın spotify'da izleyin kardeşim`:swh`.

Entry kaynağını aç →

all rights rezerved • 11.12.2023

çok çok acayip bir [https://www.youtube.com/watch?v=XmVQFX2Pp60&ab_channel=DannyJones röportaj] izliyorum. normalde podcastleri yandan dinlerim, bu abinin röportajını bütün işlerimi bırakıp tam odaklı dinlemeye başladım. eğer ufo konusuna biraz ilgiliyseniz mutlaka izleyin derim. henüz yarısındayım ve çok acayip şeyler var. nasa, vatikan, papa, cia, `the monroe institute`, remote viewing, spiritüalizm... chris bledsoe diye bir abimizin röportajı. özetle, 2007'de yaşadığı ilk ufo deneyiminden sonra ailece hem ufo ile ilgili hem de paranormal deneyimler yaşıyorlar. kendisinin söylediğine göre paranormal deneyimlerle ufo'ların birebir ilgisi var. yıllarca kendisi ve ailesiyle dalga geçiyorlar, hatta discovery channel bunları kandırarak bir belgesel çekiyor ve resmen gömüyor bunları. daha sonra bledsoe bir gün isyan ediyor ve karşısına bir şekilde (insan olmayan) bir kadın çıkıyor. bu kadın çıkana kadar hiç kimseye ne orbları gösterebiliyor ne de aileden biri varken bu ufo'lar görünüyor. fakat bu kadın ortaya çıktıktan sonra diğer insanlara da gösterebilmeye başlıyor. nasa'dan ismini verdiği iki kişi çok yoğun ilgi gösteriyor. bu röportajı verdiği kişiye de bir önceki gece orb'ları gösterebilmiş sanırım. kadın sadece bu konuda yardım etmiyor. olacak pek çok olayı da önceden söylüyor. anladığım kadarıyla savaşlar bir süre daha devam edecek. ragulus yıldızı sfenks'in gözüyle hizalandığında yeni bir bilgi çağı başlayacak. bu tarihin 2026 bahar ekinoksu olduğu söyleniyor (daha önce 2027 ile ilgili söylentilerden bahsetmiştim). çok uçuk gelebilir söyledikleri fakat fırsatınız varsa youtube videosunu izleyin. nasa ve cia çalışanlarıyla fotoğrafları var. kızı da katılmış programa. hatta `garry nolan`'ın çalışması vardı, ufo deneyimi yaşayanların beyninde bir bölgede farklılık gözlemlemişti. bununla ilgili bledsoe'nun beyni de incelenmiş ve hatta kızının beyni de incelenecekmiş. videonun devamında ayın karanlık yüzeyindeki çok eski binalardan, bir ufo'nun engellediği, saatte 15000 mil hızla giden bir roketten bahsediyor. son kısım ise "iyileştirdiği" insanlardan bahsediyor. bir nevi healer olmuş ve hem kendi köpeğini, hem başka insanları iyileştirdiği olaylardan bahsediyor ve hepsi fotoğraflı. bu iyileştirmeleri anlatırken duygulanıp birkaç kez ağlıyor. videoyu izlerseniz eğer, bledsoe hiç yalan söylüyormuş gibi görünmüyor. ayrıca pek çok kişinin doğrudan ismini veriyor. dolayısıyla bunlar teyit edilebilir. ufo - paranormal ilişkisini çok iyi anlatan bir örnek olmuş abimizin hikayesi. mutlaka ama mutlaka izleyin.

Entry kaynağını aç →